iLahi-Aşk MekaNı


 
AnasayfaAnasayfa  PortalliPortalli  TakvimTakvim  GaleriGaleri  SSSSSS  AramaArama  Kayıt OlKayıt Ol  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Giriş yapGiriş yap  

Paylaş | 
 

 Sahabe ve Evliyanın Güzel Ahlakı

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
SABRİ KÖNTEK
Gelişmiş Üye
Gelişmiş Üye
avatar

Mesaj Sayısı : 492
Yaş : 51
Yaşadığın yer : İST:EYÜPSULTAN
ilahiaşkla nasıl tanıştınız? : HERŞEY BİR VESİLEDİR MEVLAM İSTERSE OLUR.....
Kayıt tarihi : 01/06/08

MesajKonu: Sahabe ve Evliyanın Güzel Ahlakı   Ptsi Ekim 05, 2009 8:06 am

Ashab-ı kiramların ve evliyaların en büyük ve en başta gelen ahlakı, Kur'an-ı Azimüşşan'a ve Peygamber Efendimiz (sav)'e sıkı, sıkı bağlı olmalarıdır. Fıkhi ilimlerden kendilerine ve çevrelerindeki insanlara lazım olan bilgileri bilmedikçe, asla insanları irşad etmeye kalkmazlardı. Nitekim Cüneyd-i Bağdadi (k.s) şöyle demiştir; “Bizim kitabımız, kitapların en büyüğü olan Kur'andır. Yolumuz da, Kur'an ve sünnetle takviye edilmiş bir yoldur. Kim Kur'an-ı okumaz ve sünneti uygulamazsa ona uymak caiz değildir.”
Yine demiştir ki; “Bir kimseyi havada bağdaş kurmuş oturuyor bir vaziyette görseniz dahi itibar etmeyin. ALLAH (C.C.)-u Zülcelal'in emir ve nehiylerine uyup uymadığına bakın. Şayet uymuyorsa, ondan uzak durun.”
Onun için daima ilim öğrenen ve öğrendiği bu ilim ile amel eden kimselerle beraber olmak, hem dünyamız hem de ahiret hayatımız için çok menfaatlidir.

Onların bir diğer ahlakı ise, ilim ve amellerinde son derece ihlaslı olmalarıdır. Ashab-ı kiramlar ve ALLAH (C.C.)'ın evliyaları amellerine riya girmesinden çok korkarlardı.

Diğer bir ahlakları da, ALLAH (C.C.)-u Zülcelal'in haram kılmış olduğu işler yapıldığında ALLAH (C.C.) için kızmaktır. Onlar, yalnız ALLAH (C.C.) için sever ve ALLAH (C.C.) için kızarlardı.

Bir ahlakları da, çok affedici olmalarıdır. Kendilerine eziyet edenleri, iftira atanları, gıybet edenleri, mallarına ve haklarına tecavüz edenleri affederlerdi.

Çünkü Peygamber Efendimiz (sav)'in ahlakı da böyle idi. Kendi nefsi için asla intikam almaz, sadece ALLAH (C.C.) için intikam alırdı.

Hz. Ali (ra) savaş esnasında bir düşmanı yere yatırıp kılıcını boğazına dayayınca adam Hz. Ali'nin yüzüne tükürmüş, Hz. Ali (ra)'de onu serbest bırakmıştı. Niçin serbest bıraktığı sorulunca da şöyle cevap vermişti; “ ilk önce öldürseydim, ALLAH (C.C.) için öldürmüş olacaktım. Ama yüzüme tükürdükten sonra öldürseydim, kendi nefsim için öldürmüş olacaktım.”

Diğer bir ahlakları da, bütün müslümanlara hayır duada bulunmalarıydı. Sürekli olarak ALLAH (C.C.)-u Zülcelal'in hizmetini yaparlar, bütün insanları bir tutarlardı. Hz. Ebu Bekir (ra) buyurmuştur ki; “Hiçbir müslüman diğer bir müslümana hakaret etmesin. Çünkü onlardan ufak (fakir) olanlar, ALLAH (C.C.)'ın yanında büyüktürler”

Bir başka güzel ahlakları da; küçüklere, büyüklere yani bütün insanlara karşı çok edepli olmalarıdır. Edebin aslı, kendisini kusurlu ve eksik görüp, başkalarını kendinden üstün görmektir.

Onlar, yaz-kış gece namazını hiç terketmezlerdi. ALLAH (C.C.)-u Zülcelal'in zikrinin üzerinde son derece gayretliydiler. İlim öğrendikleri hocalarına karşı son derece saygılı ve edepliydiler.
Onlar, ahiret amellerini daima dünya amellerinden üstün tutarlardı. Nerede olurlarsa olsunlar, ALLAH (C.C.)-u Zülcelal'in zikrini ve Peygamber Efendimiz (sav)'in üzerine salavat getirmeyi terket-mezlerdi. Nitekim Peygamber Efendimiz (sav) bir Hadis-i Şeriflerinde şöyle buyurmuştur; “Herhangi bir cemaat, bir yerde oturduğu zaman, ALLAH (C.C.)'ın zikrini yapmayıp, peygamberine salavat getirmezse, o meclis onların üzerine eziyettir ve kıyamet gününde de noksanlıktır.”
Diğer bir ahlakları da, daima kabirleri ziyaret etmeleridir. Çünkü Peygamber Efendimiz (sav) bir hadis-i şeriflerinde; “Kabirleri ziyaret edin. Onlar ahireti hatırınıza getirirler” buyurmuştur.

Diğer bir ahlakları da, yapmış oldukları ibadetlerde kendilerini kusurlu görüp, ALLAH (C.C.)-u Zülcelal'in taat ve ibadetini layıkı ile yerine getiremediklerini zannetmeleriydi. Onun için ibadet sırasında kalb huzuruna çok önem verirlerdi.

Bir ahlakları da; günah işleyen kimselere, şefkat ve merha-metle muamele edip, bu günahlarından tövbe edip ALLAH (C.C.)-u Zülcelal'e dönmeleri için çok çaba göstermeleriydi. Nitekim Hz. Ebu Bekir (ra) şöyle buyurmuştur; “Ya Rabbi! Benim vücudumu öyle büyüt ki bütün cehennemi kaplasın, orada hiçbir Mümine yer kalmasın”

Onlar, ALLAH (C.C.)-u Zülcelal'e ve Peygamber Efendimiz (sav)'e aşık oldukları için, ALLAH (C.C.)'ın kullarına ve Peygamber Efendimiz (sav)'in ümmetine karşı böyle şefkat ve merhamet sahibiydiler. Diğer bir ahlakları da; ALLAH (C.C.)-u Zülcelal kalblerinde bulunan dünya sevgisi ve keyfü sefa yapma arzusunu aldığı zaman büyük bir ferahlık duymalarıydı. Malik bin Dinar (ra) şöyle demiştir; “Benim hocam bana diyordu ki; Eğer ALLAH (C.C.)-u Zülcelal'in seni sevmesini ve senden razı olmasını istiyorsan, nefsinin arzuları ile kendi arana demir bir perde koy.”

Bir ahlakları da; diğer insanlara karşı kibir ve ucubtan kaçınmalarıydı. Arkadaşlarının cenazelerinde bulunurlar, hastalarını ziyaret ederlerdi.

Onların bir ahlakı da; ALLAH (C.C.)-u Zülcelal'in affına güvenip ibadeti terkederek mağrur olmamalarıydı. Daima ALLAH (C.C.)-u Zülcelal'in taat ve ibadetine sımsıkı sarılıp sonra ALLAH (C.C.)-u Zülcelal'in af ve mağfiretine talip olurlardı.

Diğer bir ahlakları da; ALLAH (C.C.)-u Zülcelal'in takvasında bulunur ama hiçbir zaman bu hallerini açığa vurmazlardı. Ömer bin Abdüla-ziz (ra) şöyle demiştir; “Bir kişi takva olduğunu nasıl söyleyebilir? Kalbindekini nasıl dışa vurabilir?” Ebu Derda (ra)'de şöyle demiştir; “Allah'ın takvası kale gibidir. Hem dünyada hem de ahirette insanı cefa ve azabtan muhafaza eder.” Onlar, daima müslümanların ayıplarını, hata ve kusurlarını örterlerdi.

Onların bir ahlakı da; başkalarının kusurlarını bırakıp, kendi kusurları ile meşgul olmalarıdır. Mümin olan kişi, iki torbadan birisini önüne, diğerini arkasına asmalıdır.

Önde olan torbaya kendi kusurlarını, arkada olan torbaya da Mümin kardeşlerinin kusurlarını koymalıdır. Böylelikle daima kendi kusurlarını görüp onlarla meşgul olur ve bu kusurlarını düzeltebilmenin çarelerini arayabilir.

Aksi halde daima başkalarının kusurlarıyla meşgul olan kişi, kendi kusurlarını göremez. Bu hal ise o kişiyi helaka kadar götürür. Rabiat'ül Adeviye şöyle demiştir; “ ALLAH (C.C.)-u Zülcelal bir kuluna kendi muhabbetini nasib ettiği zaman, onun kendi kusurlarını görmesini nasib eder. O zaman kişi daima kendi kusurlarını görür.”

Hz. Ömer (ra)'de demiştir ki; “ ALLAH (C.C.)'ın rahmeti, bana ayıplarımı söyleyenin üzerine olsun” İnsanın daima kendi kusurlarını görmesi, hem kendisi için hem de diğer Mümin kardeşleri için, dünya ve ahirette en selametli yoldur. Çünkü kendi nefsinin kusurları ile meşgul olan kişi, başkalarını rahatsız etmez. Böylelikle hem dünya hem de ahiret insanlar için cennet olur.

Bir ahlakları da; insanlar kendilerine düşmanlık yapsalar dahi, hiç kimseye düşmanlık etmeyip, o kötülüğe iyilikle karşılık vermeleridir.

Onlar, ALLAH (C.C.)-u Zülcelal'in yanında yükseldikçe, daha fazla tevazu sahibi olurlardı. İbn-i Abbas (ra) şöyle demiştir; “ ALLAH (C.C.)-u Zülcelal, Musa (as)'ya şöyle vahyetmiştir; “ Ya Musa! Benim mahlukattan en fazla buğzettiğim, kalbinde kibir olan, dili sert, eli cimri olan ve ahlakı kötü olandır.”

İnsan, ALLAH (C.C.)-u Zülcelal'e taat ve ibadetle ne kadar yaklaşırsa, ALLAH (C.C.)-u Zülcelal'den daha fazla korkar. Ashab-ı kiramlar ve evliyalar bu ahlaklarını, kudret ve azamet sahibi olan ALLAH (C.C.)-u Zülcelal'den korkarak, O'nun emir ve nehiylerini yerine getirip, Peygamber Efendimiz (sav)'in büyük bir rehber olan ahlakını hayatlarına tatbik etmek suretiyle kazanmışlardır. Her kim de onlara denizden bir damla da olsa mutabaat ederse, onlara benzeyecektir İNŞAALLAH.

Nitekim ALLAH (C.C.)-u Zülcelal bir ayet-i kerimede; “ Rabbinin makamından korkan ve nefsini kötü arzulardan uzaklaştıranların varacağı yer, muhakkak ki cennettir.” (Naziat; 40-41) buyurmuştur.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Sahabe ve Evliyanın Güzel Ahlakı
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
iLahi-Aşk MekaNı :: ﷲ ×÷·.·´¯`·)» Islami KonulaR«(·´¯`·.·÷× ﷲ :: Dini KonulaR ve Dini Vaazlar-
Buraya geçin: