iLahi-Aşk MekaNı


 
AnasayfaAnasayfa  PortalliPortalli  TakvimTakvim  GaleriGaleri  SSSSSS  AramaArama  Kayıt OlKayıt Ol  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Giriş yapGiriş yap  

Paylaş | 
 

 Tevbede Acele Etmek Lazımdır

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
SABRİ KÖNTEK
Gelişmiş Üye
Gelişmiş Üye
avatar

Mesaj Sayısı : 492
Yaş : 51
Yaşadığın yer : İST:EYÜPSULTAN
ilahiaşkla nasıl tanıştınız? : HERŞEY BİR VESİLEDİR MEVLAM İSTERSE OLUR.....
Kayıt tarihi : 01/06/08

MesajKonu: Tevbede Acele Etmek Lazımdır   Ptsi Haz. 02, 2008 8:53 am

ALLAH (C.C.) (C.C.)-u Zülcelal ayet-i kerimede şöyle buyuruyor: "Ey İman edenler! ALLAH (C.C.) (C.C.)-u Zülcelal'e nasuh bir tevbe ile tevbe edin." (Tahrim; 8) Hz. Ömer radıyallahu anh diyor ki: "Nasuh tevbe: Kişi bir günah işler, sonra tevbe eder ve bir daha o günahı yapmamak için gayret gösterir ve o günaha dönmeyi istememesidir."
Bir çok haberlerde ve eserlerde; ALLAH (C.C.) (C.C.)-u Zülcelal'in rahmetinin ve azabının şiddeti geçmektedir. Eğer mü’min Allah'ın yanındaki azabın ne kadar şiddetli olduğunu bilseydi, hiç bir kişi onun cennetini ümit etmeyecekti. Kafir de Allah'ın yanında rahmetinin ne kadar çok olduğunu bilseydi. Onlardan hiç kimse de cennetten umutsuz olmayacaktı.
Ayet-i kerimede ALLAH (C.C.) (C.C.)-u Zülcelal şöyle buyuruyor: "Deki: Eğer siz Allah'ı seviyorsanız bana tabi olun ki, ALLAH (C.C.) (C.C.) da sizi sevsin, günahlarınızı mağfiret etsin. ALLAH (C.C.) (C.C.) mağfiret ve rahmet edicidir " (Âl-i İmran; 31)
Abdullah bin Büsr radıyallahu anh'dan rivayet edilen bir hadis-i şerifte şöyle buyuruluyor: "İki tane arabi Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in yanına geldiler ve Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem'e soru sordular; onlardan bir tanesi: “(Ya Resulallah!) İnsanların en hayırlısı kimdir?” diye sordu. Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem dedi ki: "İnsanların en hayırlısı; ömrü uzun olup da ameli güzel olandır.” Diğeri: “Ya Resulallah! İslâm'ın şeriatları benim üzerimde çok oldu, bana bir şey söyle ki ben onunla amel edeyim.” Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Dilin daima ALLAH (C.C.) (C.C.)-u Zülcelal'in zikriyle yaş olsun.” (Tirmizi: 3375)
Bir kimse tevbe ettikten sonra, nefsini terbiye etmek için çok çalışmalıdır. Tekrar günaha dönmek korkusuyla, her an tevbe üzere olmalıdır. Kötü arkadaşlarını terkederek yiyeceğini, içeceğini, giyeceğini helâl yönden temin etmeye gayret göstermelidir.
Bir kimse günde yetmiş defa günah işlese ve akabinde de tevbe etse, bu kimse için günahında ısrar ettiği söylenemez. Nitekim Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: "İstiğfar eden kimse (günahında) ısrar etmemiştir. Günde yetmiş defa tevbesini bozsa da." (Ebu davud:1534, Tirmizi: 3559)
Ancak, yine de yapmış olduğu tevbede gevşek davranmamalıdır. Nasıl olsa tekrar tevbe ederim diyerek, günaha meyletmemelidir. Dikkat edilmesi gereken en önemli konulardan birisi de tekrar günah işlerim korkusuyla tevbeyi terkedip geciktirmemektir. Tevbeyi geciktirmenin kötülüklerini İmam-ı Gazali kuddise sırruh şöyle izah etmiştir:
1- Günahlardan dolayı oluşan zulmet kiri kalpte toplanır. Böylece silinmeyecek bir durum alır.
2- Hastalık veya ölüm aniden gelebilir. O zaman tevbe etmeye vakit de bulamaz. Ölümü çok anan kimse, şu üç şeyle şereflenir. Günahına hemen tevbe eder.
Nefsi kanaat sahibi olur. Yaptığı ibadetten neşe ve sürur duyar. Ölüm her an gelebilir. Yarına salim olarak çıkacağını zanneden kimse, ölüm için hazırlıklı değildir. Taat ve ibadetler ölümü hatırlamanın semeresi olduğu gibi günahlar da ölümü unutmaktan meydana gelir.
İmam-ı Azam Ebu Hanife Hazretleri oğluna şöyle vasiyet etmiştir.
"Seyyidü’l istiğfarı her namazdan sonra bir, üç veya beş kere oku. Bu, ölüm anında mutlaka tevbe ile gitmeye vesiledir." Seyyidü’l istiğfar duası şöyledir: "Allah'ım! Sen Rabbimsin. Senden başka hiçbir ilah yoktur. Beni Sen yarattın. Ben Sen'in kulunum. Gücüm yettiğince ezelden sana verdiğim söz ve vaadime bağlıyım. Yaptıklarımın şerrinden sana sığınırım. Üzerimdeki nimetini ve günahlarımı Sana ikrar (itiraf) ediyorum. Beni mağfiret buyur. Çünkü günahları ancak sen bağışlarsın." (Buhari, Deavat:2/16)
İmam Ebu Hanife: "Bu istiğfarlar gündüzde gecenin günahını, gecede gündüzün günahını affettirdiği gibi ölümden sonra cennete girmeye de vesile olur." diye tasrif etmiştir.
İnsan tevbeyi kesinlikle ertelememelidir. İbn Abbas radıyallahu anh, Kıyamet Suresinin beşinci ayetinin tefsirinde şöyle buyurmuştur: "Fakat insan önünde (ileride) günah işlemek ister." (Kıyamet; 5)
Ademoğlu, günahını takdim (öne alır) tevbesini tehir eder. Bir gün gelir de insan kötü bir hareket üzere iken, tevbe etmeden ölür gider. Öyle ise insanın ne zaman öleceği belli olmadığı için yaptığı kötü hareketlerinden bir an önce tevbe etmelidir. Tevbe etmeden ölmekten ALLAH (C.C.) (C.C.)-u Zülcelal'e sığınınız. Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: "Sizin için en çok korktuğum iki huy, nefsin kötü arzularına uymak ve uzun emeldir." (Keşfu’l-Hafa:1/60)
Diğer bir hadis-i şerifte de şöyle buyurmuştur: "İnsanların en akıllısı ölümü çok hatırlayandır, ona en iyi bir şekilde hazırlananlardır." (Tirmizi:2459)
Şu halde, aklımızı kullanıp tevbe etmeliyiz ki, ALLAH (C.C.) (C.C.)-u Zülcelal tevbemizi kabul etsin, rahmet ve bereketini üzerimize indirsin. Tevbenin İslâm Dini’nde çok önemli bir yeri vardır. İnsanın acele olarak tevbe kapısına, tevbe etmek için ALLAH (C.C.) (C.C.)-u Zülcelal'e yönelmesi gerekir.
Çünkü ALLAH (C.C.) (C.C.)-u Zülcelal'in gazabından, cehennem azabından kurtulmak ve Allah'ın rızasını kazanıp cennet nimetlerine kavuşmak ancak bu yolla mümkündür.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
usame
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 5456
Yaş : 102
Yaşadığın yer : dunya
sitede cok hoşuna giden birşey varmı? : Var tabi olmazmı....
ilahiaşkla nasıl tanıştınız? : SİVASLI KARDESİM SAOLSUN...
Kayıt tarihi : 18/08/07

MesajKonu: Geri: Tevbede Acele Etmek Lazımdır   Salı Ağus. 12, 2008 10:53 am

SABRİ KÖNTEK demiş ki:
ALLAH (C.C.) (C.C.) (C.C.)-u Zülcelal ayet-i kerimede şöyle buyuruyor: "Ey İman edenler! ALLAH (C.C.) (C.C.) (C.C.)-u Zülcelal'e nasuh bir tevbe ile tevbe edin." (Tahrim; 8) Hz. Ömer radıyallahu anh diyor ki: "Nasuh tevbe: Kişi bir günah işler, sonra tevbe eder ve bir daha o günahı yapmamak için gayret gösterir ve o günaha dönmeyi istememesidir."
.

Rabbim razı olsun Abi mubarek 3 aylardayız , samimi olarak yapılan duların , geri çevrilmediği zamanlardayız bunlar birer vesile kabul edip tevbe etmek laizm...

selametle

_________________

BU DÜNYADA:RENK ,NAKIŞ,LEZZET ...NE VARSA KÜSÜM!!!

YÜZÜMDE SON BİR HAYAL:AZRAİLE TEBESSÜM!!!


....NAMAZ KILMAKTAN AYAKLARI ŞİŞEN PEYGAMBERİN (sav),UYUMAKTAN GÖZLERİ ŞİŞEN ÜMMETİYİZ...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Misafir
Misafir
avatar


MesajKonu: Geri: Tevbede Acele Etmek Lazımdır   Salı Ağus. 12, 2008 6:57 pm

Ebu Said (r.a.) anlatıyor: "Resulullah (S.A.V.) buyurdular ki: "Sizden önce yaşayanlar arasında doksan dokuz kişiyi öldüren bir adam vardı. Bir ara yeryüzünün en bilgin kişisini sordu. Kendisine bir rahib tarifedildi. Ona kadar gidip, doksan dokuz kişi öldürdüğünü, kendisi için bir tevbe imkanının olup olmadığını sordu. Rahib: "Hayır yoktur!" dedi. Adam onu da öldürüp cinayetini yüze tamamladı. Adamcağız, yeryüzünün en bilginini sormaya devam etti. Kendisine âlim bir kişi tarif edildi. Ona gelip, yüz kişi öldürdüğünü, kendisi için bir tevbe imkânı olup olmadığını sordu. Alim: "Evet, vardır, seninle tevben arasına kim perde olabilir?" dedi. Ve ilâve etti: " Ancak, falan memlekete gitmelisin. Zira orada Allah'a ibadet eden kimseler var. Sen de onlarla ALLAH (C.C.) ibadet edeceksin ve bir daha kendi memleketine dönmeyeceksin. Zira orası kötü bir yer. "

Adam yola çıktı. Giderken yarı yola varır varmaz ölüm meleği gelip ruhunu kabzetti. Rahmet ve azab melekleri onun hakkında ihtilâfa düştüler. Rahmet melekleri: "Bu adam tevbekâr olarak geldi. Kalben ALLAH (C.C.) yönelmişti" dediler. Azab melekleri de: "Bu adam hiçbir hayır işlemedi" dediler. Onlar böyle çekişirken insan suretinde bir başka melek, yanlarına geldi. Melekler onu aralarında hakem yaptılar. Hakem onlara: "Onun çıktığı yerle, gitmekte olduğu yer arasını ölçün, hangi tarafa daha yakınsa ona teslim edin" dedi. Ölçtüler, gördüler ki, gitmeyi arzu ettiği (iyiler diyarına) bir karış daha yakın. Onu hemen rahmet melekleri aldılar."

Bir rivayette şu ziyade var: "Bir miktar yol gidince, ölüm gelip çattı. Adamcağız yönünü sâlih köye doğru çevirdi. Böylece o köy ehlinden sayıldı." Bir diğer rivayette (aynı hikaye ile ilgili olarak) şöyle denmiştir: "Allah Teâla beriki köye adamdan uzaklaşmayı, öbür köye de yaklaşmayı vahyetti, sonra da: "Adamın geldiği ve gitmekte olduğu köylere uzaklıklarını ölçüp kıyaslayın" dedi

a.r.o

tevbe konusunu açmışken kişiler arası ilişkilere değinmek istedim Rabbim ağırlığınca hata ve kusurumuza rağmen bizi affederken bizler en ufak bir olay karşısında bile tahammül edemeyip karşımızdakini hemen yargılıyoruz affedici olamıyoruz
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Sponsored content




MesajKonu: Geri: Tevbede Acele Etmek Lazımdır   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Tevbede Acele Etmek Lazımdır
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
iLahi-Aşk MekaNı :: ﷲ ×÷·.·´¯`·)» Islami KonulaR«(·´¯`·.·÷× ﷲ :: Dini KonulaR ve Dini Vaazlar-
Buraya geçin: