iLahi-Aşk MekaNı


 
AnasayfaAnasayfa  PortalliPortalli  TakvimTakvim  GaleriGaleri  SSSSSS  AramaArama  Kayıt OlKayıt Ol  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Giriş yapGiriş yap  

Paylaş | 
 

 ALIŞ-VERİŞİN ŞARTLARI VE İNCELİKLERİ

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
SABRİ KÖNTEK
Gelişmiş Üye
Gelişmiş Üye
avatar

Mesaj Sayısı : 492
Yaş : 51
Yaşadığın yer : İST:EYÜPSULTAN
ilahiaşkla nasıl tanıştınız? : HERŞEY BİR VESİLEDİR MEVLAM İSTERSE OLUR.....
Kayıt tarihi : 01/06/08

MesajKonu: ALIŞ-VERİŞİN ŞARTLARI VE İNCELİKLERİ   Perş. Tem. 24, 2008 10:49 am

Alış-verişin şartları nelerdir?

Hanefi mezhebine göre, alış-verişte verme (icab) ve kabul etme ile akit yapılmış olur.

Şafii mezhebine göre alış verişin üç rüknu vardır;
1- Alıcı ile satıcı.
2- Siga.
3- Akıl ve baliğ olmak.

Bir kimse alış-verişte malı verdiği zaman, alacak olan kimse o malı
isterse alır isterse almaz. Satıcı ve alıcı olan kimseler bir araya
geldiklerinde, satıcı: "Ben bu malı sana sattım." alıcı da: "Aldım!"
dediği zaman, artık bu alışverişten caymak olmaz.

İmam-ı Azam ve İmam-ı Şafii'ye göre, ancak üç güne kadar bu
alış-verişten vazgeçilebilir diye (Hıyar-ı şart) şart koşulduğu
takdirde, bu üç gün içerisinde alıcı ve satıcı alış-verişten
vazgeçebilirler. Ebu Yusuf ve İmam Muhammed’e göre muayyen olmak
şartıyla üç günden fazla da şart koşulabilir.

Satın alan kimse, satın aldığı şeyin bir kısmını bozuk bulur da bu
bozuk olan kısım yüzde bir gibi az bir miktar olursa, alış-veriş
sahihtir. Eğer bozuk olan kısım çok olursa, İmam-ı Azam’a göre
alışveriş caiz olmayıp, satın alan satıcıdan parasının tümünü geri
alır.

Şafii mezhebine göre ise, alıcı malı teslim aldıktan sonra malın
ayıbına vakıf olursa, satış sahih olur, ancak müşterinin cayma hakkı
vardır. Bu durumda alıcı isterse malı verip parasını alır, alışverişi
de fesheder, isterse ayıbına rağmen aldığı mala razı olur.

Alınan malda bir ayıp görüldüğünde, alan kişinin malı hemen iade etmesi
gerekir. Hemen iade etmek, örfe (geleneksel veya yagın kabul edilmiş
uygulamaya) göre tayin ve tesbit edilir. Ancak malın iadesi örfün
belirlendiği zamanda yapılmazsa, muhayyerlik hakkı ortadan kalkar.
Aldığı malın ayıbını görüp sahibine haber vermeden malı kullanırsa,
malı iade etme hakkını kaybeder. Ayıbını gördüğü malı, iade edilmesi
gereken zamanda iade etmezse veya iade etmeden önce kullanırsa, satın
aldığı malın ayıbına razı olmuş kabul edilir.

Buna göre, her iki mezhebte de alış-verişin sıhhat şartları on kısma ayrılır:

1- Satılık şey ile bedelinin bilinmesi.
2- Tesliminin mümkün olması.
3- Aldanmaya yol açacak bir şartın öne sürülmemiş olması. Mesela akit
esnasında gebeliğin tesbit edilmesinin imkansız olduğu bir hayvanın
gebeliğini şart koşmak gibi.
4- Akdin gerektirmediği bir şartı koşmamak. Mesela dikmek şartıyla tüccardan kumaş almak caiz değildir.
5- İki tarafın rızası ile olması.
6- Vadeli ise vade zamanının bilinmesi. Vade zamanı belli olmayan bir alış-veriş caiz değildir.
7- Bedelin miktarının bilinmesi. Bedeli bilinmeyen bir şeyin satışı
sahih değildir. Mesela şu defteri sattım demek, bedeli tayin edilinceye
kadar caiz değildir.
8- Aynı cinsten birbiriyle satılan iki şeyin eşitliğinin kesin olarak bilinmesi.
9- Her ikisinin kabzedilmesi.
10- Murabaha, tevliye ve vediada para miktarının bilinmesi.

Alış veriş yaparken nelere dikkat edilmelidir?

Hanefi ve Şafii mezhebine göre, alış veriş yaparken şu maddelere dikkat
etmek alışverişin adablarındandır, (yani dini emir olmayıp yapılması
dinen tavsiye edilen, sevap kazandıran özelliklerdir):

1- Alırken ve satarken müsamahakâr olmak: Satıcı ise parayı almak
hususunda kolaylık göstermeli, fiyatı biraz düşürerek ikram yapmalıdır.
Müşteri ise aldığı mal hususunda kolaylık göstermeli, şartlarda aşırıya
kaçmamalıdır.

Borç verildiği zaman, borçlu sıkıntıda ise müsamaha
gösterilmeli, borcunu ödemesi için mühlet verilmelidir. Borçlu olan
kişi de alacağını isteyen kişiye şiddet göstermemeli, onu oyalayıp
sıkıntıya sokmamalıdır.

Nitekim Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem bir hadis-i şerifte şöyle buyurmuştur:
" ALLAH (C.C.) o kişiden razı olsun ki sattığı zaman da, aldığı zaman da, alacağını istediği zamanda kolaylık gösterir." (Buhâri)

2- Muamelede doğru dürüst olmak: Satılan malın kusurları ve meziyetleri
alıcıya olduğu gibi söylenmelidir. Eşyanın nerede yapıldığını, nerede
yetiştiğini ve benzeri hususlarda yalan söylenmemelidir. Kısacası her
hususta doğruyu söyleyip müşteriyi aldatma yoluna gitmemelidir.

Nitekim Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem bir hadis-i şerifte şöyle buyurmuştur:
"Satıcı ve alıcı birbirlerinden ayrılmadıkça muhayyerdirler. Bunlar
doğru olursa bu alışverişleri kendilerine mübarek kılınır. Eğer iki
taraf (Mal ve para gibi hususları) gizleyip yalan söylerlerse bu
alışverişlerinin bereketi giderilir." (Buhâri, Müslim)

3- Alışverişte doğru olsa bile yemin etmemek: Çok yemin etmemek
alışverişin adabından ve o alışverişte doğruluk olduğunun
delillerindendir. Hatta alışverişte doğru olsa bile hiç yemin etmemek
daha güzeldir.

4- Çarşı ve pazarlarda çok sadaka vermek: Ticaret yapılan yerlerde çok
sadaka vermek, orada yapılan hataların keffareti olur. Mesela satıcının
bilmeyerek aldatmasının, kötü ahlak ve benzeri hatalarının keffareti
olur.

Nitekim Kays bin Ebî Garaze radıyallahu anh şöyle anlatmıştır:
"Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem bizim alışveriş mahallimize
geldi bize simsarlar deniyordu ve: "Ey tacirler toplu luğu! Şeytan ve
günah satışa katılırlar, şimdi siz satışınıza sadaka karıştırın"
buyurdu." (Tirmizi, Ebu Davud, İbn-i Mace)

5- Alışverişe şahit tutmak ve onu yazı ile sağlama almak: Eğer mal
borca satılıyorsa, iki şahit tutup borcun miktarını ve ödenme zamanını
yazmak, çıkması muhtemel ihtilafları ortadan kaldırır.

Nitekim ALLAH (C.C.)-u Zülcelal bir ayet-i kerimede şöyle buyurmuştur:
"Ey İman edenler! Birbirinize belirli bir zaman için borç verdiğinizde onu yazın." (Bakara; 282)

Ayrıca bu yazma işlemine iki kişi de şahit olmalıdır. Bu şekilde
hareket etmekle, daha fazla teminat ve tazminat vardır. Borcun
yazılması ihtilaflara engel olur. Şüphe kapısını kapatır. Çünkü şüphe
ve ihtilaf insanların birbirine olan güvenini ortadan kaldırdığı gibi
borç verme alışkanlığını da yok eder. Borç verme adeti ortadan kalkarsa
insanlar sıkıntıya düşer.

İkale ne demektir?

Hanefi ve Şafii mezhebine göre ikale; satıcı ile alıcının rızaları ile
alış-veriş anlaşmalarını bozmalarından ibarettir. Mesela; satan kimse:
"Ben bu satış muamelesini ikale ettim." deyip, satın alan da:"Kabul
ettim." dese, aralarında ikale yapılmış ve satış muamelesi bozulmuş
olur. İkale, ancak feshi kabul eden alış-veriş, icare ve benzeri
akitlerde söz konusu olur.
Alış-veriş gibi, ikale de icab ve kabul ile olur.

Müsaveme, Murabaha, Tevliye ve Vezia ne demektir?

Bilindiği gibi İslam'da alım satıma hem cevaz verilmiş, hem de çok
geniş bir yer ayrılmıştır. Alış verişin caiz olması için bir takım
şartlar vardır. Hatta Hz. Ömer -radıyallahu anh- İslam ticaret hukukunu
bilmeyenlerin ticaretle meşgul olmasına müsaade etmemiştir.

Biz burada müçtehid imamlar tarafından caiz görülen dört türlü alım satımdan bahsedeceğiz:

1- Müsaveme: Alıcı ile satıcının pazarlık suretiyle anlaşarak bir
malın alım satımını sağlamalarıdır. Müsaveme yoluyla yapılan satışa mal
sahibi satacağı malın kendisine kaça mal olduğunu belirtmez, ancak
karşılıklı pazarlık yapmak suretiyle anlaşırlar ve böylece satış
sağlanmış olur. O halde mal sahibi bu durumda malını az veya çok bir
değere satma yetkisine sahiptir. Örfü aşmadığı, alıcıyı fahiş bir kar
etmek suretiyle aldatmadığı takdirde bunda bir beis yoktur.

2- Murabaha: Bir kimsenin almış olduğu bir malı, kendisine kaça mal
olduğunu söyleyerek, aldığı fiyattan daha fazla bir fiyatla başkasına
satmasıdır. Yalandan kaçmak için murabaha ile satış yapan kimse, doğru
söylemelidir. Bu yüzden almış olduğu fiyatı söylememesi, günaha
düşmemesi açısından daha güvenlidir.

3- Tevliye: Bir kimsenin almış olduğu bir malı, kendisine kaça mal
olmuş ise, artırma veya eksiltme yapmadan, tam aldığı miktara
satmasıdır.

4-) Vedia (vezia): Bir kimsenin almış olduğu bir malı, kendisine mal olan fiyattan daha az bir fiyata satmasıdır.
Müçtehid imamların belirttiğine göre, işte bu alışveriş türleri
caizdir. Çünkü bu akitler, bey' akdinin rükun ve şartlarına haizdirler.
Bu alış-verişlerin sahih olması için malın fiyatının ne kadar olduğu
alıcı ve satıcı tarafından bilinmelidir.

Selem ne demektir?

Selem; peşin para veya peşin verilen başka bir mal ile, veresiye bir mal satın almaktır.
Hanefi ve Şafii mezhebine göre, selem muamelesi de icab ve kabul ile yapılır.

Selem muamelesinin sahih olması için, paranın veya para yerine verilen
malın cinsi, nev'i, vasfı ve miktarının belli olması lazımdır. Bu
verilen para veya malın selem muamelesi, yapılan yerde teslim edilmesi;
selem olarak satılan malın cinsinin belli olması (Arpa, buğday
gibi...); Nev'inin belirtilmesi (Beyaz ya da sarı buğday gibi);
vasfının belirtilmesi (En üstün, orta veya aşağı olduğu); satılan malın
veresiye olup, onun teslim edileceği zaman ve yerin belirtilmesi
lazımdır.

Selemin caiz olmasının şartları nelerdir?

Hanefi ve Şafii mezhebine göre, selemin caiz olmasının şartları şunlardır:
1- Selem yapılacak malın cinsinin belirtilmesi şarttır. (Buğday veya arpa olduğunun belirtilmesi gibi.)
2- Selem yapılacak malın nev'inin belirtilmesi şarttır. (Irmak suyu ile veya yağmur suyu ile sulandığının belirtilmesi gibi.)
3- Selem yapılacak malın vasfının belirtilmesi şarttır. (İyi veya kötü olduğunun belirtilmesi gibi.)
4- Selem yapılacak malın miktarının belirtilmesi şarttır.
5- Selem yapılacak malın teslim edileceği vaktin belirtilmesi şarttır.
Selemde müddetin en azı bir aydır. Bir aydan az olursa peşin olmuş
olur. Bir ay veya bir aydan fazla olursa, veresiye olmuş olur. Bazıları
da: "Selemde müddetin en azı üç gündür." demişlerdir.
6- Paranın yani re'sülmalin cinsi, nev'i, vasfı ve miktarının
belirtilmesi şarttır. Mesela; selem yapılacak mala karşılık verilen
para ise, ne kadar olduğunun açıklanması lazımdır. Veya para yerine
verilecek ölçekle, tartıyla veya tane ile satılan şeylerden ise; cinsi,
vasfı ve miktarı belirtilmelidir.
7- Arpa, buğday gibi taşınması zor olan mallarda selem yapılırken, teslim edileceği yerin belirtilmesi şarttır.
8- Selem yapılan mal karşılığında verilen paranın, muamele yapılan yerde, veresiye mal verecek satıcıya teslim edilmesi şarttır.
9- Selem yapılan malın, elde edilmesi mümkün olan mallardan olması şarttır.

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
hicret58
ÖZEL ÜYE
ÖZEL ÜYE
avatar

Mesaj Sayısı : 2638
Yaşadığın yer : türkiye
ilahiaşkla nasıl tanıştınız? : tafsiyeyle
Kayıt tarihi : 20/08/07

MesajKonu: Geri: ALIŞ-VERİŞİN ŞARTLARI VE İNCELİKLERİ   Salı Eyl. 09, 2008 8:43 pm

bu güzel paylaşımın için ALLAH (C.C.) RAZI OLSUN kardeşim
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Misafir
Misafir
avatar


MesajKonu: Geri: ALIŞ-VERİŞİN ŞARTLARI VE İNCELİKLERİ   Salı Eyl. 09, 2008 9:02 pm

3- Alışverişte doğru olsa bile yemin etmemek: Çok yemin etmemek
alışverişin adabından ve o alışverişte doğruluk olduğunun
delillerindendir. Hatta alışverişte doğru olsa bile hiç yemin etmemek
daha güzeldir.

Pazarlık esnasında yemin etmek caiz değildir. Yalan yere yemin etmek ise daha büyük bir haramdır. Çünkü bu, basit bir kazanç için Allah'ın adını istismar etmek, müşteriyi kandırmaktır. Hz. Peygamberimiz (S.A.V.) (s.a.s.) kıyamet günü Allah'ın, yüzlerine bakmayacağı üç gruptan birinin; "...malı şu fiyata aldım deyip müşterinin kendisini doğruladığı ve malınısatın aldığı kimse, " olduğunu bildirmektedir. (el-Buhârî, Müsakat, 5; Müslim, Iman, 46). Başka bir hadiste de Peygamberimiz (S.A.V.) şöyle buyurmaktadır: "Ticarette çok yemin etmekten sakının. Çünkü yemin sürümü artırır, fakat bereketi yok eder. " (Müslim, Müsakat, 27).

a.r.o emeklerinize sağlık
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
GöNüL
Bayan Moderatör
Bayan Moderatör
avatar

Mesaj Sayısı : 7928
Yaşadığın yer : almanya
sitede cok hoşuna giden birşey varmı? : din icerikli olmasi
ilahiaşkla nasıl tanıştınız? : sahra kardesimin araciligiyla
Kayıt tarihi : 17/03/08

MesajKonu: Geri: ALIŞ-VERİŞİN ŞARTLARI VE İNCELİKLERİ   Salı Eyl. 09, 2008 9:41 pm

a.r.o

_________________


.......zalimlerin mızragı kalbime bir saplansın..........
........çığlıklarım yükselip arşa alaya ulaşsın..........
.........zalimlarin kılıcı al kanımla boyansın...........
EY ŞEHADET GEL ARTIK DÜNYA ZALİMLARE KALSIN
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
*LİVÂÜ'L-HAMD*
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 7202
Yaş : 107
Yaşadığın yer : İSTANBUL
sitede cok hoşuna giden birşey varmı? : evet
ilahiaşkla nasıl tanıştınız? : ...
Kayıt tarihi : 18/12/07

MesajKonu: Geri: ALIŞ-VERİŞİN ŞARTLARI VE İNCELİKLERİ   Salı Eyl. 09, 2008 9:43 pm

Alışveriş deyip geçiyoruz ama onunda incelikleri varmış.Saolasın mübarek.Sayende bu konuda da bilgilenmiş olduk.Cennete nail olup,RESULULLAH (S.A.V)'ın sohbetinde bulunasıca dd

_________________

*LİLLÂHİ-L HAMD*
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Sponsored content




MesajKonu: Geri: ALIŞ-VERİŞİN ŞARTLARI VE İNCELİKLERİ   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
ALIŞ-VERİŞİN ŞARTLARI VE İNCELİKLERİ
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
iLahi-Aşk MekaNı :: ﷲ ×÷·.·´¯`·)» Islami KonulaR«(·´¯`·.·÷× ﷲ :: Dini KonulaR ve Dini Vaazlar-
Buraya geçin: