iLahi-Aşk MekaNı


 
AnasayfaAnasayfa  PortalliPortalli  TakvimTakvim  GaleriGaleri  SSSSSS  AramaArama  Kayıt OlKayıt Ol  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Giriş yapGiriş yap  

Paylaş | 
 

 NAMAZın hediye edildiği gün, neler düşünüyoruz?

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
SABRİ KÖNTEK
Gelişmiş Üye
Gelişmiş Üye
avatar

Mesaj Sayısı : 492
Yaş : 51
Yaşadığın yer : İST:EYÜPSULTAN
ilahiaşkla nasıl tanıştınız? : HERŞEY BİR VESİLEDİR MEVLAM İSTERSE OLUR.....
Kayıt tarihi : 01/06/08

MesajKonu: NAMAZın hediye edildiği gün, neler düşünüyoruz?   Salı Tem. 29, 2008 11:39 am


Miraç
hadisesini idrak edeceğimiz bu günlerde, not defterime şu notları
düştüm. Namazın hediye edildiği böylesi önemli bir günde sizin aklınıza
neler geldi acaba? Bizlere hediye edilen namazın kıymetini biliyor
muyuz? Ya da namaz kılmama hastalığına mı yakalandık?


Namaz,
sahih bir imandan sonra Müslüman’ın Allah’a en başta gelen ameli
görevidir. Namaz, mümin için önemli bir görevse, biz iman eden kullar
olarak bu görevi en iyi şekilde yerine getirmeliyiz. Öncelikle namazı
tanımalı, namazın Rabbi Allah’ı tanımalı ve sevmeliyiz. Çünkü sevginin
yolu tanımaktan geçer, görevi en iyi yapmanın yolu da sevgiden… Öyleyse
namazı ve Rabbimizi tanımaya var mıyız? Bugün Rabbimizi tanıyalım ve
O’nu ne kadar sevdiğimizi kontrol edelim.


Şimdi
gelelim sevgimizin kalitesine… Önce bunu iyi bir tahlil ve teşhisten
geçirelim. Eğer hastalığı bilir ve teşhis edersek, tedavisi de kolay
olur. Teşhisten sonra da yapmamız gereken en doğru şey, doktorun
hastalığımız için sunacağı tedavinin iyi sonuç vermesi için reçeteyi en
iyi şekilde uygulamaktır. Eğer doktorun bize sunduğu reçeteyi okumaz,
kâle almaz, uygulamaya koymazsak, reçetenin elimizde olmasının ya da
hastalığımızı bilmemizin bize hiçbir faydası olmayacaktır. İşte namaz
da Ankebut Sûresi 45.ayette geçtiği gibi “Resulüm sana vahyedilen
kitabı oku ve namazı kıl. Kuşkusuz namaz, edepsizlikten ve kötülükten
alıkoyar…” reçetesi olarak elimizdedir. Hastalıktan uzaklaşmak,
kurtulmak istiyorsak reçeteyi iyi okumalıyız. Yoksa hastalık bütün
vücudumuzu sarar. Önce kalbimizde başlayan hastalık bütün vücuda
yayılır. O zaman önce kalpleri tedavi etmeliyiz.



Peygamber
Efendimiz şöyle buyurmaktadır: “Kalp, hükümdardır, organlar da onun
askerleridir. Hükümdar iyi olursa, askerleri de iyi olur, hükümdar kötü
olursa, askerleri de kötü olur. Kulaklar hükümdarı dinleme cihazı,
gözler nöbetçileri, dil tercümanı, eller kanadı, ayaklar postacısı,
ciğer rahmeti, dalak gülmesidir..” (Müttaki, 1-212)


Vücudumuzun
gıdası, temiz ve leziz yiyecek ve içecekler olduğu gibi, kalbimizin ve
ruhumuzun gıdası da iman, namaz ve diğer ibadetlerdir. Bedenin her
organı belli bir iş için yaratılmıştır. Bir organ yaratıldığı işi
yapmıyorsa hastadır. Kalp, iman, namaz, ALLAH (C.C.) sevgisi, Allah’a ibadet,
Allah’ı zikir, ve Allah’tan yardım dilemek için yaratılmıştır. Kalp, bu
görevlerini yapmıyorsa hastadır.


Manevi açıdan çalışmayan, imana, namaza ve diğer ibadetlere mâni olan kalpler şunlardır:

1. Hasta Kalpler: Bu
hastalığın sebep olduğu rahatsızlık ve belirtiler, kalbin görevini
hakkıyla yapmasıdır. Bu hastalığa yakalanma belirtileri ise nefsi
isteklerin artması ve nefsi isteklere gem vurulamamasıdır. Bunun
sonucunda da kalp kirlenir. İşte kalbi kuşatan bu kirler, onun namaz
kılmasını ve hakkı bulmasını engeller. Günah kirleri kalpte arttıkça
daha şiddetli hastalıklara yakalanır.


Bu
duruma düşen kalp, namaz karşısında duyarsız hale gelir, nasihatler
kendisine fayda vermez, olaylardan ders ve ibret almaz. Geçici dünya
zevkleri peşinde koşar, günah bataklığının dibine çöker, hayatı oyun ve
eğlenceden ibaret sanır ve hayatını bu şekilde idame ettirir.



Yüce
ALLAH (C.C.) buyuruyor: “Ey insanlar! Size Rabbinizden bir öğüt , kalplerde
olan hastalıklara şifa ve inananlara bir yol gösterici ve rahmet
gelmiştir.” Yunus Sûresi – 57


Kalp
hastalıklarına Kur’an, namaz ve diğer ibadetler şifadır. Sağlıklı
kalpten iman, namaz ve güzel ameller hasıl olur. Hasta olan kalpten ise
küfür, nifak ve her türlü günah çıkar.


2. Kirli Kalpler: Bu
hastalığın sebep olduğu rahatsızlık ve belirtiler, günahlar kalbi
kirletir ve paslatır. Peygamber Efendimiz şöyle buyuruyor: “Kalpler de
demirlerin paslandığı gibi paslanır. Ashap: “onun cilası nedir?” diye
sordu. ALLAH (C.C.) Resulü buyurdu ki: “Kur’an okumak, Allah’ı çokça zikretmek
(namaz kılmak) ve ölümü hatırlamaktır,” dedi.” (Irakî, 1-281)


Küfür
ve münafıklığın dışındaki kirleri namaz temizler. ALLAH (C.C.) Resulü
buyuruyor: “Söyleyin bakalım, birinizin kapısının önünden bir nehir
aksa, günde beş defa o nehirde yıkansa vücudunun kirinden bir şey kalır
mı? Ashap: “Hayır, onun kirinden hiçbir şey kalmaz” dediler. ALLAH (C.C.)
Resulü: “İşte beş vakit namaz bu nehir gibidir. Onunla ALLAH (C.C.) günahları
yok eder,” buyurdu.” (Müslim, Mesacid, 283)


3. Katı Kalpler: Bu hastalığın sebep olduğu rahatsızlık ve belirtileri, günah işleye işleye, namazı terk ede kalp katılaşır.



Yüce
ALLAH (C.C.) buyuruyor: “Kalpler Allah’ın kitabına (namaza) karşı
katılaşanların vay haline! İşte onlar apaçık bir sapıklık
içindedirler.” Zümer Sûresi – 22


Kur’an,
mü’minlere, gönüllerini arındırıp parlatmadıkları takdirde kalplerinin
paslanacağı, namaz kılmadıkları ve Hakk’a sarılmadıkları takdirde
yumuşak olan kalplerinin katılaşacağı uyarısında bulunmaktadır. İnanan
ve akıllı insanlar olarak bu sunulan bu reçeteye uymalıyız. Yoksa
katılaşan kalp taşlaşır, hatta taştan da daha fazla katılaşır. Apaçık
ayetler karşısında etkilenmez, korku ve ürperti duymaz ve artık namaz
kılmaz.


4. Sapmış Kalpler: Bu
hastalığın sebep olduğu rahatsızlık ve belirtileri, Kur’an’dan,
İslâm’dan, Hak’tan, namazdan sapıp batıla, günaha yönelmektir.


“Ey
kalpleri istediği yöne çeviren Allah’ım! Kalbimi dininin üzerine sabit
kıl” diye dua eden Peygamber Efendimiz (sav) sonra da şu ayeti okurdu:
“Ey Rabbimiz! Bizi doğru yola ilettikten sonra kalplerimizi eğriltme,
bize katından bir rahmet ver, şüphesiz sen, çok bağışlayansın.”
Ali-İmran Sûresi – 8


Kalp
sapması, Allah’ın emrine uymama, O’nun emirlerini yerine getirmeme,
haktan, Kur’an’dan, namazdan ve bütün ibadetlerden uzaklaşıp batıla,
günaha meyletmek demektir.


5.

Gâfil Kalpler: Bu hastalığın sebep olduğu rahatsızlık ve
belirtiler, kalp, İslâm’dan, Kur’an’dan, imandan, namazdan ve bütün
ibadetlerden gafil olur.


“İnsanların
hesap verme günü yaklaştı. Onlarsa, hâlâ gaflet içinde Kur’an’a yüz
çeviriyorlar. Rableri tarafından kendilerine gelen her yeni uyarıyı,
hep alay ederek dinliyorlar. Onların kalpleri hep eğlencededir.” Kehf
Sûresi – 28


6. Cahil Kalpler: Bu
hastalığın sebep olduğu rahatsızlık ve belirtileri, kalbin gaflet hali
devam eder, günahlara, haramlara iyice dalar, Kur’an’dan ve namazdan
iyice uzaklaşır. Yüce ALLAH (C.C.) şöyle buyuruyor: “Hayır, onların kalpleri
cehalet içindedir. Ayrıca onların dışında yaptıkları kötü işleri de
vardır.” Mü’minun Sûresi - 63


7. Perdelenmiş Kalpler: Bu
hastalığın sebep olduğu rahatsızlık ve belirtileri, Kur’an’dan ve
namazdan yüz çevirir, işlediği günahları umursamaz ve unutur, sonunda
da kalbine perde çekilir ve kulakları da sağırlaşır. Yüce ALLAH (C.C.) bu
hastalığı Kur’an-ı Kerim’de şöyle anlatmaktadır: “Rabbinin ayetleri
kendisine hatırlatıldığı halde onlardan yüz çeviren ve önceden
yaptıkları günahları unutan kimseden daha zalim var mıdır? Biz onların
kalplerine bunu anlamalarına engel olan bir perde, kulaklarına da bir
ağırlık koyduk. Sen onları hidayete çağırırsın da asla hidayete
gelemezler.” Kehf Sûresi – 57




8.
Kör Kalpler: Bu
hastalığın sebep olduğu rahatsızlık ve belirtileri, basiret ve bilinç
yok olur. Artık bu kalp, Kur’an-ı göremez, namazı ve diğer ibadetleri
fart edemez. Çünkü evvelinde hastalanıp tedavi edilmeyen hastalanan,
kirlenen, paslanan, katılaşan, sapan gaflete ve cehalete dalan,
perdelenen kalp, sonunda Hakk’a karşı körleşir.


9. Kilitlenmiş Kalpler: Bu
hastalığın belirtisinde de perdelenip körleşen kalbin kilitlenmesi
kaçınılmazdır. Bu aşamaya gelen insanın Kur’an’dan istifade etmesi,
namaz kılması zorlaşır.


Yüce
ALLAH (C.C.) buyuruyor ki: “Bunlar Kur’an’ın anlamını inceden inceye
düşünmüyorlar mı? Yoksa kalpleri kilitli midir?” Muhammed Sûresi – 24


10. Mühürlenmiş Kalpler: Bu
hastalığın belirtisi, kilitlenen kalp mühürlenir. Kur’an’dan, namazdan
ve bütün ibadetlerden yüz çeviren insanın kalbi kilitlenir ve son aşama
olarak da kalbine mühür vurulur.


Yüce
ALLAH (C.C.) buyurur ki: “Allah, onların kalplerine ve kulaklarına mühür
vurmuştur. Gözlerinin üzerine de perde inmiştir. Onlar için büyük bir
azap vardır.” Bakara Sûresi –7


Günah
devam ettikçe kalbi bir kılıf gibi sarar. İşte o zaman ALLAH (C.C.) tarafından
mühürlenme işi yapılır. Bu işlem, kulun işlediği günahlar sonucu
yapılır.



11. Ölü Kalpler: Bu
hastalığın belirtisi de kilitlenen ve mühürlenen kalp, Kur’an
karşısında duyarlılığını yitir ve bütün hayat damarları kopar. İşte bu
durumda da ölü hale gelir.


Yüce
ALLAH (C.C.) şöyle buyuruyor: “Sen ölülere duyuramazsın, arkalarını dönmüş
kaçarlarken sağırlara da İslâm çağrısını işittiremezsin.” Neml Sûresi –
80


Kalbin ölmemesi için, Kur’an ve namazla dirilimse gerekir.

Tüm
bu hastalıklardan kurtulmanın tek bir yolu vardır, onu da bizi yoktan
var eden ve bizi bizden daha iyi tanıyan Rabbimiz bildirmiştir. Bize
sunulan bu reçete de şöyle denmektedir. “Gerçekten müminler felaha ve
arzularına ermişlerdir. Onlar ki, namazlarında huşu içinde bulunurlar.
Onlar boş ve anlamsız şeylerden yüz çevirirler. Onlar zekatlarını tam
olarak verirler.” Müminin Sûresi – 1,2,3,4 “O müminler
emanetlerine ve verdiklerine sözlerine riayet ederler. Namazlarına
devam ederler. İşte asıl bunlar, Firdevs Cennetlerinin mirasçısı
olacaklar ve orada ebedi kalacaklardır.” Müminin Sûresi – 8,9,10,11


Namaz,
müminin dünya ve ahiret saadetini hazırlayan kurtuluş reçetesi ve
mümini yüceler yücesine çıkar bir asansördür. Reçete elinizde asansörün
önünde beklemek yerine, reçeteyi okuyun ve asansöre binin. Sizi sonsuz
ufuklara çıkaracak yolculuğunuz hayırlı olsun.




Yolculuk için yapacağınız ilk şey güzel bir tövbe ve yönelmedir. İşte böyle bir tövbe ve duayla yolculuğumuza başlayalım.

Şuan hepinizi bu duaya katılmaya davet ediyorum.

“Gözümün
nuru namazım! Seni terk ettiğim için Rabbimden de senden de milyarlarca
af diliyorum, milyarlarca özür diliyorum ve imanımı tazeliyorum.
Rabbime de sana da yeniden inanıyorum. Seni yeniden keşfederek, yeniden
anlayarak, yeniden öğrenip, yeniden yaşayarak kılmak istiyorum. İlk
vahyolmuş gibi, ilk kılındığın gibi, Peygamberin arkasında namaz kılan
sahabiler gibi, kırk kişi olarak Medine’de kılınan o korkusuz namaz
gibi seni kılmak… İlk vahyolunduğun gibi anlamak, huzur, huşu ve
ihlasla kılmak istiyorum.


Ben
kalbimi manevi hastalıklardan, kir ve paslardan arındırdım. Midemi
bütün haramlardan temizlemeye çalıştım. Aramızdaki bütün engelleri
kaldırdım. Yeniden sana yöneldim. Bunun için yeniden seni inceliyor ve
öğrenmeye çalışıyorum. Senin hükmünü, seni terk eden kimsenin hükmünü,
senin önemini, kıymetini, hikmet ve mahiyetini yeniden araştırıp amel
etmeye çalışacağım.


Gözümün
nuru namazım! Benim gaflet ve cehaletime bakma! Benim sana olan
ilgisizliğime bakma. Ne olur benim yaptığım gibi sen beni terk etme.
Senin gibi büyük bir rahmetten, şükürden, tevekkülden, duadan, bereket
ve mağfiretten beni mahrum etme. Yoksa ne olur halim?


Gözümün
nuru namazım! Elimden ve kolumdan tut. Beni düştüğüm çukurdan çıkar.
Beni şu bunalımlardan ve buhranlardan kurtar. Günah kirleriyle kararan
ruhumu aydınlat.

Beni
her türlü günahtan koru. Zira Rabbim; “Namazı dosdoğru kıl, gerçekten
namaz, hayasızlıktan, edepsizlikten ve bütün haramlardan insanı korur”
buyuruyor. Sen de beni bütün haramlardan koru, kötülüklerden beri kıl.


Gözümün
nuru namazım! Beni kabirde kimsesiz ve ışıksız bırakma. Beni kabir
azabından koru. Zira ALLAH (C.C.) Resulü (sav): “Namaz, ateşle mü’min arasında
perdedir,” buyuruyor. Beni kabirde tek başıma koyma. Mahşerde sahipsiz
bırakma. Sıratta kolumdan tut. Büyük mahkemede, o ilahi duruşmada beni
savunmasız bırakma. Sen bütün sıkıntı, bela ve musibetlere karşı
kalkansın, onlara karşı beni koru.


Ey
yüce Rabbim! Namazı bana sevdir. Onun sevgi ve bilincini kalbimin
derinliklerine nakşeyle! Onu çocuklarıma sevdir ve namaz aşkını onların
da kalbine nakşeyle. Onu bütün mü’minlere sevdir ve bilincini onların
gönüllerine yerleştir ya Rab!.. Amin…”(1)


Namaz
bilincini idrak edenlerden, Miraç hadisesine vakıf olanlardan
olmamız duasıyla emanet edilmesi gereken en “Emin”e emanet olunuz.




Sayfa başına dön Aşağa gitmek
hicret58
ÖZEL ÜYE
ÖZEL ÜYE
avatar

Mesaj Sayısı : 2638
Yaşadığın yer : türkiye
ilahiaşkla nasıl tanıştınız? : tafsiyeyle
Kayıt tarihi : 20/08/07

MesajKonu: Geri: NAMAZın hediye edildiği gün, neler düşünüyoruz?   Çarş. Eyl. 10, 2008 6:04 pm

a.r.o
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
*LİVÂÜ'L-HAMD*
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 7202
Yaş : 107
Yaşadığın yer : İSTANBUL
sitede cok hoşuna giden birşey varmı? : evet
ilahiaşkla nasıl tanıştınız? : ...
Kayıt tarihi : 18/12/07

MesajKonu: Geri: NAMAZın hediye edildiği gün, neler düşünüyoruz?   Çarş. Eyl. 10, 2008 7:29 pm

Peygamber
Efendimiz (S.A.V) şöyle buyurmaktadır: “Kalp, hükümdardır, organlar da onun
askerleridir. Hükümdar iyi olursa, askerleri de iyi olur, hükümdar kötü
olursa, askerleri de kötü olur. Kulaklar hükümdarı dinleme cihazı,
gözler nöbetçileri, dil tercümanı, eller kanadı, ayaklar postacısı,
ciğer rahmeti, dalak gülmesidir..” (Müttaki, 1-212)

Vücudumuzun
gıdası, temiz ve leziz yiyecek ve içecekler olduğu gibi, kalbimizin ve
ruhumuzun gıdası da iman, namaz ve diğer ibadetlerdir. Bedenin her
organı belli bir iş için yaratılmıştır. Bir organ yaratıldığı işi
yapmıyorsa hastadır. Kalp, iman, namaz, ALLAH (C.C.) sevgisi, ALLAH (C.C.) ’a ibadet,
ALLAH (C.C.) ’ı zikir, ve ALLAH (C.C.) ’tan yardım dilemek için yaratılmıştır. Kalp, bu
görevlerini yapmıyorsa hastadır.


Emeğine sağlık,ömrüne berket mübarek.Mükemmel bir konu.fevkinde fevkinde bir paylaşım bravo bravo

_________________

*LİLLÂHİ-L HAMD*
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Sponsored content




MesajKonu: Geri: NAMAZın hediye edildiği gün, neler düşünüyoruz?   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
NAMAZın hediye edildiği gün, neler düşünüyoruz?
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» İstiare ile evlilik yapılır mı?
» Parfüm Kullandıktan Sonra, Makyajlı ve Ojeli Olarak Namaz

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
iLahi-Aşk MekaNı :: ﷲ ×÷·.·´¯`·)» Islami KonulaR«(·´¯`·.·÷× ﷲ :: Dini KonulaR ve Dini Vaazlar-
Buraya geçin: