iLahi-Aşk MekaNı


 
AnasayfaAnasayfa  PortalliPortalli  TakvimTakvim  GaleriGaleri  SSSSSS  AramaArama  Kayıt OlKayıt Ol  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Giriş yapGiriş yap  

Paylaş | 
 

 ÇAĞDAŞ FİTNELER: ŞEHVET, SERVET VE ŞÖHRET

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
SABRİ KÖNTEK
Gelişmiş Üye
Gelişmiş Üye
avatar

Mesaj Sayısı : 492
Yaş : 51
Yaşadığın yer : İST:EYÜPSULTAN
ilahiaşkla nasıl tanıştınız? : HERŞEY BİR VESİLEDİR MEVLAM İSTERSE OLUR.....
Kayıt tarihi : 01/06/08

MesajKonu: ÇAĞDAŞ FİTNELER: ŞEHVET, SERVET VE ŞÖHRET   Ptsi Eyl. 15, 2008 11:22 am

Sınavı nerelerde kaybediyoruz?





Şöyle bir bakalım etrafımıza! Paradan başka gözü bir şey görmeyen,
dilinden parayı düşürmeyen ve Allah'ı bir defacık bile olsa aklına ve
diline getirmeyenler, para olsun da haram-helal fark etmez diyen
insanlar; para imtihanını kaybedenler değil midir?


İşi gücü, kadın ve kız peşinde koşmak olan, gözü Leyla’dan başkasını
görmeyen, şehvetin kölesi olarak, Mevla’sını unutanlar; cinsellik
imtihanını kaybedenler değil mi?





"Çoluk çocuğumu okutup, ev-bark sahibi yapacağım, büyütüp
evlendireceğim" diye namaz kılmayan, haccını ifa etmeyen, çoluk
çocuğunu ALLAH (C.C.) ve Resulü’nden daha fazla seven insanlar; çocuk
imtihanının mağlupları değil midir?





Bir makama gelip o makamı korumak için yapmadığı şaklabanlık kalmayan,
makamını korumak için dininden bile taviz verenler, namazı terk
edenler, makamını korumayı dinini korumaktan üstün görenler; makam
imtihanını kaybedenlerden değil midir?





Lüks arabalara binmek için gençliğini ve ömrünü çürütmekten kaçınmayıp,
Rabbine kulluktan kaçınanlar, arabasını sevdiği kadar Rabb’ini
sevmeyenler, arabasına bakmaya ayırdığı zamanın üçte birini dahi
ibadete ayırmayıp, şerefi lüks arabaya binmekte arayanlar; araba
imtihanını kaybedenler değil midir?





Bunlardan başka sayabileceğimiz, kaybedilen imtihan çeşitleri var ki!
Yanlış anlaşılmasın, bu saydığımız mal, kadın, araba, çoluk çocuk gibi
dünyalıklar, aslında kötü değildir. Yeter ki insan bunları amaç haline
getirmesin, bunlara olan muhabbetini, ALLAH (C.C.) sevgisinin önüne geçirmesin
ve Allah'a kulluk görevini yerine getirmekten alıkoymasın.





Şükrü yerine getirilen ve zekatı verilen mal, kişi için Allah'ın bir
nimetidir. Saliha (iyi ahlaklı, dindar) bir kadın, yine insanı dünya
saadetine erdiren bir nimettir. Kişiyi yolda bırakmayan bir binek
Allah'ın nimetidir. Hak ve adalet üzere bir makamda, bir saat hizmet
vermek, o kişiye Peygamber ifadesiyle atmış yıllık nafile ibadeti
kazandıran büyük bir fırsattır.





Anlaşılacağı gibi günümüz Müslüman’ın en büyük imtihanıdır; şöhret, servet ve şehvet.





Yazık oldu Salebe’ye





Çok sevilen bir alimi, çevresindekiler şöyle methetmişler: "Efendim siz
çok iyi bir Müslümansınız." O zat da kendisini methedenlere şöyle cevap
vermiş: "Çok iyi bir Müslüman olduğumu söyleyeme! Çünkü ALLAH (C.C.) beni
güzel bir kadının teklifiyle denemedi. Ayrıca yüklü bir parayı tenha
bir yerde bulmadım. İyi Müslümanlık; güzel bir kadının zina teklifini
reddetmekle; bir de hiç bir insanın olmadığı yerde bulunan yüklü bir
parayı sahibine geri vermekle belli olur."





Asr-ı Saadet’ten bizim için iyi bir örnek olan Salebe'yi hatırlamak da
yarar var. Salebe Hz. Peygamberin sahabelerindendir ve zengin olmak
için Peygamberimizden (sav), ısrarla dua ister. Peygamberimiz (S.A.V.),
Salebe'ye kanaatkar olmasını tavsiye etse de Salebe'nin ısrarları
üzerine onun zengin olması için dua eder.





Bir zaman sonra, Peygamberimizin (sav) duasının kabulü sebebiyle
Salebe, vadiler dolusu hayvan sürüsüne sahip olur. Önceleri mescitten
ve Peygamberimizin yanından ayrılmayan Salebe, işlerinin çokluğu
bahanesiyle, vakit namazlarına Mescidi Nebevi'ye gelmemeye, daha
sonraları cuma namazlarını da terk etmeye başlar. En sonunda
Peygamberimizin (sav) gönderdiği zekat memurlarını geri çeviren ve
zekatı vermeyen Salebe için Peygamberimiz (S.A.V.) (sav): "Yazık oldu
Salebe'ye." buyurur…





Evet; Salebe mal imtihanını kaybetmişti. Kaybedilen para değil, manevi
imtihandı. Eğer Salebe, o zenginliğe rağmen, ibadetlerini terk
etmeseydi, zekatını verseydi, elbette kendisine yazık etmeyecekti. Ve o
serveti onun için fitne değil, bir rahmet ve bereket kaynağı olacaktı."








İnsanın imtihanı





Günümüz Müslümanları da öncekiler gibi çeşit çeşit imtihanlarla
denenmektedirler. Kimileri; para ile kimileri kadın ve çocukla,
kimileri mal, fakirlik, zenginlik ve makamla kimileri ise hastalık,
güzellik, sağlık ve şöhretle…





Âl-i İmran Sûresi’nin on dördüncü, Tevbe Sûresi’nin de yirmi dördüncü
âyetinde, dünya hayatının geçici süsleri olarak; kadınlar, oğullar,
altın ve gümüşler, hayvanlar, ekinler, baba, evlat, aşîret, kavim,
kabile, yok olmasından korkulan ticaret malları, hoşa giden evler
zikredilir ve bunların insan fıtratına süslü ve hoş gösterildiğinden
bahsedilir.





Allah'ın kullarına bahşettiği dünyalıklar, hem bir nimet, hem de
imtihan sebebidir. Dünyalık nimetler, Müslüman için amaç değil, Rabb’in
rızasını kazandıracak araç olmalıdır. Araçlar amaç haline gelirse, işte
o zaman imtihan kaybedilmektedir.





Rabbimiz insanları çeşitli şekillerde sınadığını şu ayetlerle haber
vermektedir: “Ey iman edenler! Mallarınız ve çocuklarınız, sizi Allah’ı
anmaktan alıkoymasın. Kim bunu yaparsa, işte onlar ziyana
uğrayanlardır.” (Münâfikûn,9)





“Şunu iyi bilin ki, mallarınız ve çocuklarınız birer imtihan sebebidir;
fakat unutmayın ki, büyük ödül O’nun katındadır.” (Enfal;28)









Şehvet; en sinsi tehlike





Nefsanî ve şeytanî güçler, insanları saptırmak için ne yazık ki, nefis
ve şeytanın esiri olmuş erkek ve kadınları kullanmaktadır. Burada en
çok öne çıkan cins de kadındır.





Peygamberimizin şu hadisini sanırım bir çoğumuz duymuşuzdur:
“Erkeklere, Benden sonra kadınlardan daha zararlı bir fitne
bırakmadım." ifadeleriyle aktarılmaktadır. (1)





Yukarıdaki hadisi, Din İşleri Yüksek Kurulu’nun bir üyesi olan Ekrem
Keleş şöyle değerlendirir: Sahih-i Buharî’de yer alan bir hadis-i
şerifin Türkçe’ye çevrilmesi sonucunda, kadın konusunda yanlış
anlayışlar oluşmuştur. Bu Hadis’in şöyle tercüme edilmesini aslına daha
uygun görüyorum: “Benden sonra erkeklerin en çok kayba uğrayacakları
sınav, kadınlar konusundaki sınavdır.”





Ancak, bu hadisin çevirisinde göz önünde bulundurulması gereken önemli
bir nokta bulunmaktadır. ‘Fitne’ kelimesinin Türkçe’de kullanıldığı
anlamın, Hadis’te kullanılan anlamdan çok farklı olmasıdır. Bu sebeple,
Arapça’daki anlamı, özellikle de hadisin söylendiği dönemdeki anlamı
dikkate alınmadan ‘fitne’ kelimesi Türkçe’ye, olduğu gibi ‘fitne’
olarak çevrildiği zaman, kanaatimizce önemli bir anlam kayması ile
karşı karşıya kalınacaktır. (2)





Demek ki ‘fitne’ kelimesinin tarih içerisindeki anlam kaymasını göz
önüne almadan, bu hadisi anlamaya çalışmak hatalı olacaktır.
Ayrıntılara girmeden ifade edersek, ‘Fitne’ kelimesi, Türkçe’de
‘Azdırma, baştan çıkarma, karışıklık, fesat, arabozan, karıştırıcı… (3)
gibi anlamlara gelmektedir. Ancak Arapça’da kelimenin esas anlamı
‘sınamak’ (4) , deneme, imtihan (hayır veya şerle) sınamadır. Açıkça
görüleceği üzere ‘Fitne’ kelimesinin Türkçe’de kullanıldığı anlam,
Arapça’daki esas anlamından farklıdır. Kelime, Arapça’da ‘sınav’
anlamına gelmektedir. (5) Klasik kitaplarımızda "Kadın şeytanın
tuzağıdır (kemendidir, ağıdır)" (6) hadis diye kabul edilen bir ibare
geçer.





Elmalılı Hamdi Yazır tefsirinde, Nisa Süresinin 117. ayetin
açıklamasında şunları söyler: "En yüksek sevgilerini Allah'a tahsis
etmeyip de kadınlara tahsis etmiş olanlar, şeytana aldanmaktan ve ona
kul olmaktan kurtulamazlar. Nitekim; ‘Kadınlar şeytanın ağlarıdır.’
denilmiştir. Şeytanlar başka yol ile aldatamadıklarını en çok kadınla
aldatırlar. Bu şekilde müşriklerin putlara tapışları da şeytanın
emridir. Aynı şekilde, bütün hareket ve kuvvetin kaynağı olan Allah'ı
bırakıp da O'nun dışındakilere kadın gibi yalvaranlar, kendilerini
inatçı bir şeytana teslim etmiş olmaktan başka bir şey yapmış olmazlar."





Burada şuna özellikle dikkat edilmelidir ki; takva ve dış örtüleriyle
Allah'a kul olan Müslüman kadınlar, elbette şeytanın tuzağı değildir,
bilakis şeytanın tuzağını bozan kişilerdir.





“Kadınlar, şeytanın ağlarıdır.” İfadesi; hem kadınları dikkatli olmağa
çağırmakta, hem de şehvet esiri erkeklerin, gerçekte kimin ağına
takıldıklarını haber vermekte ve onları ikaz etmektedir. Bu Hadis ile,
şehvetine esir olmuş bir erkek, şeytanın ağına takılmış ‘serseri bir
balık’ olarak tasvir edilmektedir. Bu mevzuya işaretle Resulullah:
“Kadın şeytan suretinde gelir-gider. Sizden birisi bir kadın görürse
(nefsinin şehvani hisleri uyanırsa), hemen hanımına dönsün. Bu hareket
onun nefsindeki (uyanan şehvetini)ni giderir” (7) buyurmaktadır.





Ve yine ALLAH (C.C.) Resulü, müminlerin, şeytanın bu tuzağına düşmemeleri için
ikaz sadedinde şöyle buyurmaktadır: “Dikkat edin! Bir erkek yabancı bir
kadınla baş başa kaldığında, muhakkak üçüncüsü şeytandır.” (8)





Bu sözden maksat, kadının yerilmesi ve kötülenmesi değil, onun çok
dikkatli olması ve şeytanın bir tuzağı haline gelmekten kendisini
koruyup kollaması gerektiğidir. Aksi halde hem kendisini, hem de
toplumu fesada sürüklemesi kaçınılmaz olur. Maalesef günümüzde, büyük
ölçüde böyle olduğu çok açık bir şekilde ortadadır.





Medyada bir çok defa şahitlik ediyoruz ki, siyasetçiler, ilim adamları,
zenginler, gizli kameralarla çekilen görüntülerle, cinsellik
komplosunun bir kurbanı olarak, sık sık teşhir edilmektedir. Evet,
günümüzün insanlarını zorlu bir cinsellik sınavı beklemektedir. Boyalı,
cilalı hanımların, her yerde arz-ı endam etmeleri, erkekler için büyük
bir imtihan değil midir? Ya da çok yakışıklı ve zengin bir erkeğin bir
hanımı saptırmak için yanaşması, kadınlar için büyük bir imtihan değil
midir?





Şehvet türlü türlü kılıklara girerek, her zaman insanları kuşatmakta ve
zorlu bir imtihana çekmektedir. ALLAH (C.C.) kadın-erkek cümlemizi, şeytanın
ve nefsimizin şerrinden korusun. (Amin)





(gelecek sayıda; Ülkemizde neler olmakta?)





Kaynaklar:


1) Buhari, Nikah 17; Müslim, Zikr 97, (2740). Örnek olarak bak. Ahmed
Davudoğlu, Sahihi Müslim Tercüme ve Şerhi, Sönmez Neşriyat, İstanbul,
1980, XI/79 (Hadis No. 2740); Kamil Miras, Tecrid-i Sarih Tercemesi ve
Şerhi, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayını, Ankara, 1972, XI/267.


2) Çünkü Hadis’te geçen ‘fitne’ kelimesiyle kastedilen anlam, Türkçe’de
ilk etapta anlaşılacağı anlamdan çok farklıdır. Bu bakımdan hadisi, ‘fitne’
kelimesinin sonradan kazandığı olumsuz anlam ile hele hele dilimizdeki
manasıyla anlamaya çalışmak, kuvvetle muhtemeldir ki yanlış olacaktır.
Bu sebeple bu kelimenin, hadisin söylendiği dönemde, bugünkü gibi
mutlak olumsuz anlamda kullanılmadığını, diğer bir takım anlamlarının
yanında, özellikle ‘sınav’ anlamında kullanıldığını gözden uzak
tutmamak gerekmektedir.


3) Şemsettin Sami, Kamus-i Türkî.


4) Asım Efendi, Kamûs Tecümesi; Lisânü’l’Arab.


5) Diyanet Aylık Dergi, Sayı; 165.


6) Nehc-ül Fesaha, c.1, s.635. Bu hadisin sıhhat konusu hadis alimlerince tartışılmaktadır.


7) Müslim, Nikah 9; Ebu Davud, Nikah 43; Müsned, 3/330.


8) Tirmizi, Rada’; 16.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
seyfofen
Onursal Üye
Onursal Üye
avatar

Mesaj Sayısı : 11829
Yaş : 113
Yaşadığın yer : bir akşam üstü yanımız da kimsecikler olmaz; ya da olması gerekenler yanımızdaki ler değildir !!!
sitede cok hoşuna giden birşey varmı? : herşeyiyle süperrr
ilahiaşkla nasıl tanıştınız? : hemşom sağolsun :@
Kayıt tarihi : 19/03/07

MesajKonu: Geri: ÇAĞDAŞ FİTNELER: ŞEHVET, SERVET VE ŞÖHRET   Ptsi Eyl. 15, 2008 11:34 am

Çok sevilen bir alimi, çevresindekiler şöyle methetmişler: "Efendim siz
çok iyi bir Müslümansınız." O zat da kendisini methedenlere şöyle cevap
vermiş: "Çok iyi bir Müslüman olduğumu söyleyeme! Çünkü ALLAH (C.C.) (C.C.) beni
güzel bir kadının teklifiyle denemedi. Ayrıca yüklü bir parayı tenha
bir yerde bulmadım. İyi Müslümanlık; güzel bir kadının zina teklifini
reddetmekle; bir de hiç bir insanın olmadığı yerde bulunan yüklü bir
parayı sahibine geri vermekle belli olur."



ALLAH (C.C.) razı olsun gardaş güzel bir paylaşım..ALLAH (C.C.) okumayı,anlamayı,ve yaşamayı nasip etsin bizlere.. birgün elbet öeceğimizin idrakına vardırsın bizleri..
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
SABRİ KÖNTEK
Gelişmiş Üye
Gelişmiş Üye
avatar

Mesaj Sayısı : 492
Yaş : 51
Yaşadığın yer : İST:EYÜPSULTAN
ilahiaşkla nasıl tanıştınız? : HERŞEY BİR VESİLEDİR MEVLAM İSTERSE OLUR.....
Kayıt tarihi : 01/06/08

MesajKonu: Geri: ÇAĞDAŞ FİTNELER: ŞEHVET, SERVET VE ŞÖHRET   Ptsi Eyl. 15, 2008 11:55 am

Tüm site paylaşım kardeşlerden mevlam razı olsun tüm kardeşlere selamlar sevgiler ( tüm site yönetimine sonsuz selamlar mevlam yolunuzu aydınlık bahtınızı acık eyleye inşşallah) sabri köntek...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
seyfofen
Onursal Üye
Onursal Üye
avatar

Mesaj Sayısı : 11829
Yaş : 113
Yaşadığın yer : bir akşam üstü yanımız da kimsecikler olmaz; ya da olması gerekenler yanımızdaki ler değildir !!!
sitede cok hoşuna giden birşey varmı? : herşeyiyle süperrr
ilahiaşkla nasıl tanıştınız? : hemşom sağolsun :@
Kayıt tarihi : 19/03/07

MesajKonu: Geri: ÇAĞDAŞ FİTNELER: ŞEHVET, SERVET VE ŞÖHRET   Ptsi Eyl. 15, 2008 11:56 am

amin gardaş sağolasın..:)
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
mahşer
ÖZEL ÜYE
ÖZEL ÜYE
avatar

Mesaj Sayısı : 7464
Yaşadığın yer : kocaeli ama SİVAS lıyız o kadar :)
sitede cok hoşuna giden birşey varmı? : olmasa işim ne burda :)
ilahiaşkla nasıl tanıştınız? : tanıştık bir vesileyle işte...
Kayıt tarihi : 15/08/08

MesajKonu: Geri: ÇAĞDAŞ FİTNELER: ŞEHVET, SERVET VE ŞÖHRET   Ptsi Eyl. 15, 2008 5:47 pm

a.r.o
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
monarosa
Yeni Üye
Yeni Üye
avatar

Mesaj Sayısı : 90
Yaşadığın yer : konya
sitede cok hoşuna giden birşey varmı? : herşey harika
ilahiaşkla nasıl tanıştınız? : talebeforumzenden yadigar
Kayıt tarihi : 02/02/08

MesajKonu: Geri: ÇAĞDAŞ FİTNELER: ŞEHVET, SERVET VE ŞÖHRET   Ptsi Eyl. 15, 2008 6:31 pm

a.r.o paylaşım için teşekkürler
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
usame
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 5456
Yaş : 102
Yaşadığın yer : dunya
sitede cok hoşuna giden birşey varmı? : Var tabi olmazmı....
ilahiaşkla nasıl tanıştınız? : SİVASLI KARDESİM SAOLSUN...
Kayıt tarihi : 18/08/07

MesajKonu: Geri: ÇAĞDAŞ FİTNELER: ŞEHVET, SERVET VE ŞÖHRET   Ptsi Eyl. 15, 2008 6:51 pm

SABRİ KÖNTEK demiş ki:
Tüm site paylaşım kardeşlerden mevlam razı olsun tüm kardeşlere selamlar sevgiler ( tüm site yönetimine sonsuz selamlar mevlam yolunuzu aydınlık bahtınızı acık eyleye inşşallah) sabri köntek...

Rabbim senden de Razı olsun abi , emeklerine sıhhat çok faydalanıyoruz senden abi Yazılar çok müthiş...:))

selametle

_________________

BU DÜNYADA:RENK ,NAKIŞ,LEZZET ...NE VARSA KÜSÜM!!!

YÜZÜMDE SON BİR HAYAL:AZRAİLE TEBESSÜM!!!


....NAMAZ KILMAKTAN AYAKLARI ŞİŞEN PEYGAMBERİN (sav),UYUMAKTAN GÖZLERİ ŞİŞEN ÜMMETİYİZ...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
mahşer
ÖZEL ÜYE
ÖZEL ÜYE
avatar

Mesaj Sayısı : 7464
Yaşadığın yer : kocaeli ama SİVAS lıyız o kadar :)
sitede cok hoşuna giden birşey varmı? : olmasa işim ne burda :)
ilahiaşkla nasıl tanıştınız? : tanıştık bir vesileyle işte...
Kayıt tarihi : 15/08/08

MesajKonu: Geri: ÇAĞDAŞ FİTNELER: ŞEHVET, SERVET VE ŞÖHRET   Ptsi Eyl. 15, 2008 6:53 pm

monarosa demiş ki:
a.r.o paylaşım için teşekkürler
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Misafir
Misafir
avatar


MesajKonu: Geri: ÇAĞDAŞ FİTNELER: ŞEHVET, SERVET VE ŞÖHRET   Ptsi Eyl. 15, 2008 7:43 pm

SABRİ KÖNTEK demiş ki:
Tüm site paylaşım kardeşlerden mevlam razı olsun tüm kardeşlere selamlar sevgiler ( tüm site yönetimine sonsuz selamlar mevlam yolunuzu aydınlık bahtınızı acık eyleye inşşallah) sabri köntek...

amin abi ALLAH (C.C.) razı olsun emeklerine sağlık Rabbim mükafatını fazlasıyla versin
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Sponsored content




MesajKonu: Geri: ÇAĞDAŞ FİTNELER: ŞEHVET, SERVET VE ŞÖHRET   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
ÇAĞDAŞ FİTNELER: ŞEHVET, SERVET VE ŞÖHRET
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Açlıktan ölen servet sahibi

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
iLahi-Aşk MekaNı :: ﷲ ×÷·.·´¯`·)» Islami KonulaR«(·´¯`·.·÷× ﷲ :: Dini KonulaR ve Dini Vaazlar-
Buraya geçin: