iLahi-Aşk MekaNı


 
AnasayfaAnasayfa  PortalliPortalli  TakvimTakvim  GaleriGaleri  SSSSSS  AramaArama  Kayıt OlKayıt Ol  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Giriş yapGiriş yap  

Paylaş | 
 

 ALLAH (C.C.) RIZKA KEFİLDİR...

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
SABRİ KÖNTEK
Gelişmiş Üye
Gelişmiş Üye
avatar

Mesaj Sayısı : 492
Yaş : 51
Yaşadığın yer : İST:EYÜPSULTAN
ilahiaşkla nasıl tanıştınız? : HERŞEY BİR VESİLEDİR MEVLAM İSTERSE OLUR.....
Kayıt tarihi : 01/06/08

MesajKonu: ALLAH (C.C.) RIZKA KEFİLDİR...   Salı Eyl. 16, 2008 11:08 am

Biliyoruz Ama Uyguluyor muyuz?

Günümüzde müslüman kardeşlerimizi, ruhlara hayat veren dinimiz İslam’ı
yaşamaktan alıkoyan en büyük sebep, hiç şüphesiz ki, rızık endişesinin
kalpleri sarmış olmasından kaynaklanan, bitmek bilmeyen mal toplama
hırsıdır.

Efendimiz (sav)in tarif ettiği bir psikolojik-nefsi hastalık olarak;
biliyoruz ki, şeytan insanı en çok yoksul kalmakla korkutur. Türlü
vesveselerle rızık endişesine düşürdüğü insanı, durmadan dünya için
çalıştırır, durmadan mal toplatır. Kimi zaman onu cimri yapar, kimi
zaman hırsızlık belasına bulaştırır. Kimi zamansa O’nun imanına vurur
isyan ettirir.

Oysa yine bilinen, fakat çoğunlukla idrak edilmeyen bir gerçek de;
“Allah-u Zülcelal’in rızıklara kefil olduğudur”. Evet, biliniyor
olmasına rağmen idrak edilememiş bir gerçek işte bu…

Bir
çok derviş, sofi belki sadece bunu idrak etmek ve imanlarını
kuvvetlendirmek için, tevekkül ederek, yanlarına hiç bir azık almadan
yollara düşmüşler. Para yok, su yok ve yiyecek içecek namına hiçbir şey
yok yanlarında...

Düşmüşler yollara, yaratılan her şeyden yüz çevirmişler, ihtiyaçlarını
mahlukattan istemekten utanmışlar. Hakkın rızıklara kefil olduğu bilmek
için idrak etmek için... Kalpleri kemiren rızık endişesinden kurtulmak
adına, nefisleri ile anlamını ancak yaşayanın bileceği bir mücadeleye
girmişler…

İşte biz de en azından onların tecrübe ettikleri bu halleri, yaşamış
oldukları olayları, bu husustaki ahlaklarını bilirsek, İslami
yaşantımızda yeni manevi yükselişler, inkişaflar olacaktır. Bu
yazımızda, bahsettiğimiz bu sebeplerden dolayı, onların bu husustaki
ahlaklarını ele almayı uygun bulduk.

Onların bir ahlakı da rızık meselesi üzerinde sabahlara kadar kafa
patlatmadan, yanlarında beş para olmasa bile gecelerini huzur içinde
geçirmeleri, ertesi gün için azık saklamayı çirkin görmeleri idi…

Aileyi Korumak da Dindendir

İçlerinden biri, ertesi gün için veya haftalık, aylık veya daha uzun
bir süre için gerekli önlemleri alarak yiyecek temin ettiklerinde, bunu
kendi hesabına değil de; rızık derdine düşüp de huzurları kaçmasın diye
aileleri adına yapıyorlardı.

Çünkü, özellikle fakir olan bir derviş, ailesinin sıkıntıları
kaldıramayıp, bu yüzden -maazallah- Rabbi hakkında yanlış bir itikada
sapabileceğini aklından çıkarmamalıdır. Maalesef bugün bir çok Müslüman
takva olacağım, dünyaya değer vermeyeceğim diye, ailesini ve geçimini
ihmal etmekte, neticede de hem mahrumiyet ve sıkıntılara

Veys el-Karani hazretleri bir sözünde: “Allah, rızkının tasasına düşen
kulunun hiçbir amelini kabul etmez, çünkü rızkını dert edinen
(ayetlerinde mahlukatının rızkını üstlendiğini haber veren) Allah’ı
(cc) töhmet altında bırakıyor demektir. Rabbini töhmet altında tutanın
ise herhangi bir ameli yukarılara yükseltilmez”, derken rızık endişesi
taşıyanların ahiretlerini mahvettiklerini bize haber veriyor.

Gerçek Tevekkül

Anlatıldığına göre, Bişri Hafi Hazretlerinin yanında: “Allah’a tevekkül
ettim.” (Hûd, 11/56) ayetini okuyunca, Bişr-i Hafi Hazretleri O’na;
“Allah’a karşı yalan söylüyorsun, eğer tevekkül etmiş olsaydın,
Allah’ın yaptığına da yapmakta olduğuna da (takdirine) razı olurdun!.”
diyerek, o kişiye belki tevhidin bir şartının da; “Allah’ın takdirine
razı olmak” olduğunu göstermişlerdir.

Yine Şakik-i Belhi Hz.lerinden nakledilen şu olay, iklim iklim yayılan bir tefekkür neşvesini canlandırıyor gönüllerde.

Bir defasında Belh şehrinde korkunç bir kıtlık olmuştu. Öyle ki halk
nerdeyse birbirini yiyecekmiş. Hal böyle iken Şakik-i Belhi hazretleri,
pazarda şen-şakrak neşe içinde bir köle görür. Haline şaşırır ve ona:

- Ey uşak! Şen-şakrak, böyle neşe içinde olmanın ne alemi var. Halkın
açlıktan ne hale geldiğini görmüyor musun? dedi. Köle de ona cevap
olarak:
- Bundan bana ne! Ben, kendine has bir köyü ve buralardan bir sürü
geliri olan, bir efendinin kölesiyim, o beni aç bırakmaz ki!.. dedi.

Şakik’in eli ayağı buz kesildi ve: “İlahi! Bir ambarı olan bir ağaya
güvenen şu köle, bu kadar şen-şakrak! Sen ki, hükümdarlar hükümdarı
olup, rızka kefilsin. Biz neye gam yiyelim, niye dert edinelim.”
Diyerek, derhal dünya meşgalelerinden yüz çevirdi, samimi bir şekilde
tövbe edip, Hakk’ın yoluna baş koydu. Tevekkülde kemalatın zirvesine
ulaştı. Daima bu hali hatırlar ve “ben bir kölenin çömeziyim” derdi.

Yahya Bin Muaz (ks), insanların fakirlikten ne kadar çok korktuklarını
ve bunun neticesinde nasıl bir rızık endişesine kapıldıklarını fark
etmiş olacak ki, şöyle söylemiş: “Zavallı ademoğlu, eğer fakirlikten
korktuğu gibi cehennemden korksaydı, cennete girerdi.”

Sufilerden birisi de şöyle demiş; “Her kim Hakk Tealâ’dan gayri bir
şeyden korkar ve veya O’ndan başkasından bir şey ümit ederse, onun
üzerine tüm istek kapıları bağlanır ve üzerine korku musallat edilir.
Yetmiş perde ile perdelenir ki, o perdelerin en aşağısı şüphedir.
Sonlarını düşünmeleri ve hallerinin değişmesinden korkmaları, sufilerin
fazla korkmalarını gerektiren mevzulardandır. ALLAH (C.C.) Teâla: ‘De ki, size
yaptıkları işler bakımından, en çok ziyana uğrayanları bildirelim mi?
(Bunlar) iyi işler yaptıklarını sandıkları halde, dünya hayatında
çabaları boşa giden kimselerdir. (el-Kehf 18/103-104)

Hikaye edildiğine göre, adamın biri Hatim el-Esamm’a: “Nereden yersin,
rızkını nereden temin ediyorsun” diye sordu. Hatim (ks)’da o vakit,
“Oysa göklerin ve yerin hazineleri Allah’ındır. Fakat münafıklar bunu
anlamazlar.” (el-Münâfikîn 63/7) ayetini okudu.

Ebu Abdullah el-Kuraşi’ye tevekkülden soruldu. Cevap olarak: “Tevekkül
her halde ALLAH (C.C.) Teâla’ya bağalanıp, güvenmektir.” buyurdu.

İbrahim b. Ethem Hz.lerinin Muhabbetullah ve İlahi feyzi hükümdarların
taht ve saltanatından üstün tuttuğuna dair şöyle bir nakil vardır:

İbrahim b. Ethem’e (ks) bir defasında Rahman’dan bir varidat ve feyz
geldiğinde; “Şu dünya hükümdarları nerede? Gelsinler de bunun ne kadar
zevkli ve hazlı olduğunu görsünler, ta ki mülklerinden utansınlar, ar
etsinler.” demişti.

Yine anlatıldığına göre, İbrahim b. Ethem (ks) birine sormuştu:
- Evliyadan olmayı arzu eder misin? Genç:
- Tabii arzu ederim, demişti. Ona:
- O halde zerre kadar dünyaya ve ahirete rağbet etme. Bütün
mevcudiyetinle İzzet ve Celal sahibi Allah’a yönel, Allah’ın dışındaki
varlıklardan kendini uzak tut. Helal lokma ye de, geceleri sabaha kadar
namaz kılıp, gündüzleri nafile oruç tutma. Ancak helal lokma yiyenler,
ALLAH (C.C.) adamlarının payesine ulaşabilir.

Razık Olan Hakka Güven

Dervişlerden biri, "Herkesin rızkı Allah'tan (c.c.) gelir" hadisinin
mânâsını bizzat yaşayarak anlamak istiyordu. Başını alıp çöllere çıktı,
bir kenarda yatıp uyudu.

Aradan bir müddet geçti. Çölde yolunu kaybeden bir kervan adamın yattığı yerin yakınında konakladı. Zahidi gördüler. Birisi:

- Bu adam niçin böyle ıssız bir yerde yatıyor, kurttan, düşmandan korkmuyor mu? Yoksa ölmüş mü? dedi.

Yanına gittiler. Zahit hiç sesini çıkarmıyor, ne olacak diye hareketsiz bekliyordu. Kervandakiler bunu görünce:

- Bu zavallı açlıktan ölmek üzere, dediler.

Yemek getirdiler. Zahit dişlerini sıktı. Adamlar bıçak getirip dişlerinin arasına soktu, zorla ağzını açtı ve çorbayı içirdiler…

Vehih b. Verr'e:
- Rızık için hiç endişelendiğiniz oldu mu? dediler.
- Bütün yerin kalay olduğunu görsem, göklerin de bakır olduğunu
anlasam, rızkımdan endişe etmem. Eğer endişeye kapılırsam, Allah'ın
(cc) bütün mahlukların rızkına kefil olduğuna inanmamış olurum! dedi.

Bu tembelliği tavsiye değildir. Bu Allah'a iman ve O’nun,
misafirlerinin ihtiyacını göreceğine duyulan tam bir itimattır, insan
Rabbinden işte böylesine tam emin olmalıdır. Onun gemisine binmişken,
yükünü sırtında taşımamalıdır. Yazık ki, çok defa bu güveni
yakalayamıyor ve zanlarımıza göre muamele görüyoruz. Evet, kudsi
hadisle sabittir ki, ALLAH (C.C.)-u Zülcelal ‘kulunun zannına göre’ ona
muamele etmektedir. Yüreğinde o itimadı yaşayan gidip çöle yatabilir.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
GöNüL
Bayan Moderatör
Bayan Moderatör
avatar

Mesaj Sayısı : 7928
Yaşadığın yer : almanya
sitede cok hoşuna giden birşey varmı? : din icerikli olmasi
ilahiaşkla nasıl tanıştınız? : sahra kardesimin araciligiyla
Kayıt tarihi : 17/03/08

MesajKonu: Geri: ALLAH (C.C.) RIZKA KEFİLDİR...   Çarş. Eyl. 17, 2008 7:29 am

ALLAH (C.C.) razi olsun abi!
varidat- nedemekki?

_________________


.......zalimlerin mızragı kalbime bir saplansın..........
........çığlıklarım yükselip arşa alaya ulaşsın..........
.........zalimlarin kılıcı al kanımla boyansın...........
EY ŞEHADET GEL ARTIK DÜNYA ZALİMLARE KALSIN
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
hicret58
ÖZEL ÜYE
ÖZEL ÜYE
avatar

Mesaj Sayısı : 2638
Yaşadığın yer : türkiye
ilahiaşkla nasıl tanıştınız? : tafsiyeyle
Kayıt tarihi : 20/08/07

MesajKonu: Geri: ALLAH (C.C.) RIZKA KEFİLDİR...   Çarş. Eyl. 17, 2008 8:08 am

ALLAH (C.C.) (C.C.) razi olsun
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
selvi
Yeni Üye
Yeni Üye
avatar

Mesaj Sayısı : 179
Yaşadığın yer : türkiye
ilahiaşkla nasıl tanıştınız? : email adresime gelen davetle
Kayıt tarihi : 17/10/07

MesajKonu: Geri: ALLAH (C.C.) RIZKA KEFİLDİR...   Çarş. Eyl. 17, 2008 8:44 am

ALLAH (C.C.) kulunu hiç birzaman başı boş bırakmaz
ALLAH (C.C.) razı olsun emeyine saglık
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
usame
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 5456
Yaş : 102
Yaşadığın yer : dunya
sitede cok hoşuna giden birşey varmı? : Var tabi olmazmı....
ilahiaşkla nasıl tanıştınız? : SİVASLI KARDESİM SAOLSUN...
Kayıt tarihi : 18/08/07

MesajKonu: Geri: ALLAH (C.C.) RIZKA KEFİLDİR...   Ptsi Eyl. 22, 2008 11:58 pm

GöNüL demiş ki:
ALLAH (C.C.) (C.C.) razi olsun abi!
varidat- nedemekki?

ALLAH (C.C.) (cc) dan gelen ilham demek olması laizmk kardesim , zate geçtiği yerdede o manaya geldiği belli oluyor yanilmiyorsam tabi:)) :))

_________________

BU DÜNYADA:RENK ,NAKIŞ,LEZZET ...NE VARSA KÜSÜM!!!

YÜZÜMDE SON BİR HAYAL:AZRAİLE TEBESSÜM!!!


....NAMAZ KILMAKTAN AYAKLARI ŞİŞEN PEYGAMBERİN (sav),UYUMAKTAN GÖZLERİ ŞİŞEN ÜMMETİYİZ...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
*LİVÂÜ'L-HAMD*
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 7202
Yaş : 107
Yaşadığın yer : İSTANBUL
sitede cok hoşuna giden birşey varmı? : evet
ilahiaşkla nasıl tanıştınız? : ...
Kayıt tarihi : 18/12/07

MesajKonu: Geri: ALLAH (C.C.) RIZKA KEFİLDİR...   Salı Eyl. 23, 2008 1:00 am

usame demiş ki:
GöNüL demiş ki:
ALLAH (C.C.) razi olsun abi!
varidat- nedemekki?

ALLAH (C.C.) dan gelen ilham demek olması laizmk kardesim , zate geçtiği yerdede o manaya geldiği belli oluyor yanilmiyorsam tabi:)) :))

Evet bildin mübarek Neutral ...kalbe gelen, içe doğan ve insanın gönlüne tulû eden vârid -biz bunu daha ziyade çoğul olarak "vâridât" şeklinde kullanırız- :))

_________________

*LİLLÂHİ-L HAMD*
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Sponsored content




MesajKonu: Geri: ALLAH (C.C.) RIZKA KEFİLDİR...   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
ALLAH (C.C.) RIZKA KEFİLDİR...
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Rüyada ALLAH (c.c) görmek
» Bu DUA'yı okuyanın ALLAH(C.C) bütün hacetlerini görür

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
iLahi-Aşk MekaNı :: ﷲ ×÷·.·´¯`·)» Islami KonulaR«(·´¯`·.·÷× ﷲ :: Dini KonulaR ve Dini Vaazlar-
Buraya geçin: