iLahi-Aşk MekaNı


 
AnasayfaAnasayfa  PortalliPortalli  TakvimTakvim  GaleriGaleri  SSSSSS  AramaArama  Kayıt OlKayıt Ol  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Giriş yapGiriş yap  

Paylaş | 
 

 Emanet Ehli Olmak

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
SABRİ KÖNTEK
Gelişmiş Üye
Gelişmiş Üye
avatar

Mesaj Sayısı : 492
Yaş : 51
Yaşadığın yer : İST:EYÜPSULTAN
ilahiaşkla nasıl tanıştınız? : HERŞEY BİR VESİLEDİR MEVLAM İSTERSE OLUR.....
Kayıt tarihi : 01/06/08

MesajKonu: Emanet Ehli Olmak   Cuma Ekim 10, 2008 10:51 am

Bir hadisinde "emaneti olmayanın imanı olmaz" buyuran1
Hz. Peygamber (sav), inanan insanın en önemli vasıflarından birisi
olarak emanet ehli olmasına dikkat çeker. Peki, nedir emanet ehli
olmak? Emanet terimi Kur'ân'da genellikle kulluk görevi, ilahî
sorumluluk ve vahiyle belirlenen yükümlülük anlamlarına kullanılır.
"Doğrusu biz emaneti göklere, yere ve dağlara sunduk da onlar
bunu yüklenmekten kaçındılar ve korkuya kapıldılar; onu insan yüklendi.
Çünkü o, çok zalim, çok cahildir. Bunun sonucu olarak ALLAH (C.C.), münafık
erkekler ve münafık kadınları, müşrik erkekler ve müşrik kadınları
azaplandıracak; mümin erkekler ve mümin kadınların da tövbesini kabul
edecektir. ALLAH (C.C.) çok bağışlayan, çok esirgeyendir." 2
Burada söz konusu olan emanetle vahyin, teklifle yükümlülüğün, Allah'ın
emrine itaatin ve insana özgü halifelik niteliğinin düşünülmesi
mümkünse de bununla insanın ilahî sorumluluğu olan yalnızca Allah'a
kulluk görevinin vurgulandığı açıktır. Nitekim sınırları vahiyle
çizilen ve insanın uymakla yükümlü olduğu bu ilahî sorumluluk görevine
İslam Hukukunda "teklif" ya da "teklifle yükümlü olmak" da denilir.
Kur'ân'ın diğer bazı âyetlerinde de emanet terimi aynı şekilde kulluk
görevi anlamına kullanılmaktadır. Örneğin Müminun (23) 8'de geçen
"onlar (müminler) emanetlerini ve sözlerini yerine getirirler" ifadesiyle, Mearic (70) 32-34'de yer alan "emanetlerini
ve sözlerini yerine getirenler, şahitliklerini gereği gibi yapanlar,
namazlarına riayet edenler, işte onlar cennetlerde ikram olunacak
kimselerdir" ifadesinde zikredilen emanet kavramı da genel anlamda
insanın yükümlü olduğu ilahî sorumluluğa ve insanın yalnız Allah'a
kulluk etmesi yükümlülüğüne işaret etmektedir.
Kur'ân'da emanet terimi genel anlamda kulluk vazifesini ve ilahî
yükümlülüğü ifade etmekle birlikte bazen özel anlamda bir kişiye itimat
edilerek onun yanına bırakılan başkalarına ait malları ya da insanların
üstlenecekleri görev ve makamı ifade eden tarzda da kullanılır.
Emin olmak, eminlik veya emanet müminin karakteristik
özelliklerinden birisidir. Bilindiği gibi Hz. Peygamber'e verilen
lakaplardan birisi el-emin'dir. O, henüz nübüvvetle görevlendirilmeden
önce bile güvenilirliği, hakka bağlılığı ve adalet ve hakkaniyeti ile
meşhur olmuş ve Mekkeliler O'nu Muhammedu'l-Emin olarak
adlandırmışlardır. Hatta nübüvvetin Mekke döneminde inanç ve düşünce
olarak kendisine karşı olmakla birlikte O'na duyulan güvenden dolayı
pek çok müşriğin kendisine çeşitli eşyaları emanet olarak bıraktıkları
göz önünde bulundurulduğunda insanların O'na duydukları güven ve itimat
duygularının boyutları daha iyi anlaşılacaktır. Ancak müminin eminliği
ya da emanet niteliği sadece diğer insanlar için güvenilir olmakla
sınırlı değildir. Bu nitelik insanlar için güvenilir olmayı da içeren
bir nizama itaati, onun bir parçası olmayı ifade eder. Müminin eminliği
hayatının her safhasına hakim olur ve her hareketinde mevcuttur. Bu
vasıf diğer insanlarla olan ilişkileri kadar, kişinin kendisi ile olan
ilişkilerini, çevreyle olan ilişkilerini ve hepsinden de önemlisi
kişinin kendisi de dahil bütün âlemlerin Rabbi ve İlahı olan yüce
yaratıcıyla olan ilişkilerini disiplin altına alır.
Emanet vasfı bir müminin hayatının her safhasında gerçekleşir.
Bu niteliğiyle mümin her şeyi yerli yerine koyar ve hayata bir bütün
olarak sünnetullah gözlüğüyle bakar. Sünnetullah, insanın da dahil
olduğu kainatta Allah'ın koymuş olduğu ilahî yasaya ya da nizama
verilen addır. İnsanın dışındaki bütün varlıklar bu nizama tam bir uyum
içerisindedir. Bu nizamı koyan yüce varlığa yani Allah'a tam bir itaat
içerisinde varlıklarını devam ettirirler. Ancak ilahî sorumluluğa
muhatap olan ve buna bağlı olarak ceza ve mükafat sistemi içerisinde
yer alan insan ise kendisinin dışındaki diğer varlıklara has olan
kayıtsız şartsız mutlak itaat özelliğinin dışında kişisel irade
özelliğiyle karakterize edilmiştir. Bu doğrultuda insana iyilik ve
kötülük, doğru ve yanlış ve yapılması ve yapılmaması gereken şeyler
öğretilmiş, bütün bunlar tekrar tekrar hatırlatılmış ve yaptığı her
hareketinden sorumlu olduğu bildirilmiştir. İşte inanan ve teslim olan
insanı inanmayan isyankâr insandan ayıran bir özellik olarak emanet
vasfı müminin hayatını ilahî irade doğrultusunda gerektiği gibi
yaşamasını ifade etmektedir.
Bir müminin hayatında emanet vasfı her şeyden önce onun
hukukullahı yani Allah'ın haklarını gözetmesiyle gerçekleşir.
Hukukullahın gözetilmesi Allah'ın koymuş olduğu sınırlara (hadlere)
riayet etmek ve bu sınırlar doğrultusunda hayatı devam ettirmektir.
Hududullah yani Allah'ın koymuş olduğu sınırlar öncelikle kişinin kendi
kendisiyle olan ilişkilerini bir düzene sokar. Kişinin duygu ve
düşüncelerinin, zihninin ve her türlü istek ve arzularının yüce
yaratıcının iradesi doğrultusunda şekillenmesini sağlar. Bu vesileyle
inanan kişi başıboşluğun yerine Allah'ın iradesine teslimiyeti, egoizm
ve menfaatçiliğin yerine ALLAH (C.C.) yolunda infak ve cömertliği, hırs ve
tamah yerine hamd ve şükrü, statükoculuk ve çıkarcılık yerine hakta
sabır ve sebatı, fuhuş yerine iffeti ve kibir ve riya yerine takva ve
tevazuyu tercih eder. Hududullah kişinin diğer insanlarla olan
ilişkilerini de düzenler. İnsanlar arası ilişkilerde adalet, doğruluk,
dürüstlük, karşılıklı güven ve sadakat ilkelerini yerleştirir. Kişinin
sevdiğini ALLAH (C.C.) için sevmesi ve nefret ettiğinden de ALLAH (C.C.) için nefret
etmesi prensibini ön plana çıkarır. Böylelikle diğer insanlara
yaklaşırken müminin tek ölçüsü emri bil maruf ve'n-nehyi anil münker,
yani "iyiliği emretmek ve kötülükten sakındırmak" prensibidir. Allah'ın
koymuş olduğu sınırlar son olarak kişinin içinde yaşadığı doğal çevre
ile olan ilişkilerini de düzenler ve disiplinize eder. Mümin, çevresini
tahrip eden, bozan ve yıkan bir kişi değildir. O, çevreyi ıslah eden,
çevreyle uyum içerisinde hayatını devam ettiren ve çevreyi koruyan bir
varlık olma zorundadır. İnanmayan insanın geçici bir takım menfaatler,
çıkarlar, arzu ve istekler uğruna çevreyi tahrip etmesi, yıkması ve yok
etmesine karşılık, inanan insan -kendisi gibi- Allah'ın kudret, irade
ve ilminin eseri olan kainatın bir parçası olan tabii çevreyi korur;
tıpkı bir saatin uyum içerisinde işleyen bir dişlisi gibi çevreyle uyum
içerisinde varlığını devam ettirir.

Böylelikle mümin, hayatı ilahî iradeye inanç ve teslimiyet
şeklinde algılar. İman, bir kişinin Allah'ın kendisini yükümlü kıldığı
ilahî sorumluluğu, emaneti, yani her türlü şirk ve inkardan uzak olarak
yalnız Allah'a kulluk görevini kabul ettiğini ikrar etmesidir.
Teslimiyet ise kabul ettiğini ifade ettiği yalnız Allah'a kulluğun
gereklerini yerine getirmesidir.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Misafir
Misafir
avatar


MesajKonu: Geri: Emanet Ehli Olmak   C.tesi Ekim 11, 2008 4:49 am

ALLAH (C.C.) razı olsun emeklerine sağlık sabri abi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
usame
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 5456
Yaş : 102
Yaşadığın yer : dunya
sitede cok hoşuna giden birşey varmı? : Var tabi olmazmı....
ilahiaşkla nasıl tanıştınız? : SİVASLI KARDESİM SAOLSUN...
Kayıt tarihi : 18/08/07

MesajKonu: Geri: Emanet Ehli Olmak   Çarş. Ekim 15, 2008 11:23 am

Rabbim razı olsun inşAllah , çok faideli konular abi , nasiplenenlerden oluruz inşAllah

_________________

BU DÜNYADA:RENK ,NAKIŞ,LEZZET ...NE VARSA KÜSÜM!!!

YÜZÜMDE SON BİR HAYAL:AZRAİLE TEBESSÜM!!!


....NAMAZ KILMAKTAN AYAKLARI ŞİŞEN PEYGAMBERİN (sav),UYUMAKTAN GÖZLERİ ŞİŞEN ÜMMETİYİZ...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Sponsored content




MesajKonu: Geri: Emanet Ehli Olmak   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Emanet Ehli Olmak
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Ehli Kitapla(Yahudi - Hristyan) Amentüde İttifakımız Varmı?

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
iLahi-Aşk MekaNı :: ﷲ ×÷·.·´¯`·)» Islami KonulaR«(·´¯`·.·÷× ﷲ :: Dini KonulaR ve Dini Vaazlar-
Buraya geçin: