iLahi-Aşk MekaNı


 
AnasayfaAnasayfa  PortalliPortalli  TakvimTakvim  GaleriGaleri  SSSSSS  AramaArama  Kayıt OlKayıt Ol  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Giriş yapGiriş yap  

Paylaş | 
 

 MARİFETNAME

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
SABRİ KÖNTEK
Gelişmiş Üye
Gelişmiş Üye
avatar

Mesaj Sayısı : 492
Yaş : 51
Yaşadığın yer : İST:EYÜPSULTAN
ilahiaşkla nasıl tanıştınız? : HERŞEY BİR VESİLEDİR MEVLAM İSTERSE OLUR.....
Kayıt tarihi : 01/06/08

MesajKonu: MARİFETNAME   Ptsi Ekim 27, 2008 10:24 am

1-BÖLÜM:

İTABIN MUKADDİMESİ
Kur'an âyetleri ve Peygamber
hadislerinin bildirdiği şekilde itimat ve itikat olunacak dinî
hususlara ve kesinlikle ihtiyaç ola İslâm bilginlerinin görüşlerine göre;
Arş'ın yaratılışının tertibini, Kürs'ü,
Cennetleri, gökleri, yerleri, denizleri, ışıkları,
kıyamet alâmetlerini, kıyametin hal ve durumlarını,
cihanın harap oluşunu ve yokoluşunu, Rahman'a kavuşma
âleminin (Ahiretin) ebediliğini dört bölümle tafsil eder

BİRİNCİ
BÖLÜM


Özet olarak âlemin yaratılış tertibini,
Arş-ı Azam'ın büyüklüğünün keyfiyetini, Arş'ın
taşıyıcılarını, o muhterem kürenin, çevresinde
olan nehirleri, melekleri ve sair toplulukları ve altında olanr Kürs'ü,
Sidre'yi, Levh-i Mahfuz'u ve Kalem'i altı madde ile beyan eder.


Birinci Madde:

Cihanın yaratıcısının, âlemde olan
güzel sanatlarını derin derin düşünmeye sevkeden açık
alâmetleri bildirir.

Ey aziz, malum olsun ki, Hak Teala bu âlemi, varlık ve birliğine
alâmet edip, bütün eşyada, görecek gözü olanlara sanatını ortaya
çıkarmakla hikmetinin hakikatlerini duyurmuştur. Kullarını,
kendini tanıma hususunda rağbete getirmek için Kelam-ı
Kadim'inde azametle şöyle buyurmuştur: (Burada yazılan âyetler,
Kur'an'daki tertib üzerinedir.)


Bismillahirrahmanirrahim


"Hamd, âlemlerin Rabbine Mahsustur." (1/2)¥


"Göklerin ve yerin hükümranlığının
Allah'a ait olduğunu bilmez misin? Allah'dan başka dost ve
yardımcınız yoktur." (2/107)



"Allah, kendisinden başka tanrı olmayan, kendisini
uyuklama ve uyku tutmayan, diri, her an yaratıklarını gözetip
durandır.
Göklerde olan ve yerde ola
ancak onundur. Onun izni olmadan katında şefaat edecek kimdir?
Onların işlediklerini ve işleyeceklerini bilir,
dilediğinden başka ilminden hiçbir şey kavrayamazlar.
Hükümdarlığı, gökleri ve yeri kaplamıştır,
onların gözetmesi ona ağır gelmez. O, yücedir, büyüktür."
(2/255)



"Şüphesiz gökte ve yerde
hiçbir şey Allah'dan gizli kalmaz. Ana rahminde sizi, dilediği gibi
şekillendirir. ondan başka tanrı yoktur. Güçlüdür,
hakimdir." (3/5-6)



"Göklerde olanlar da, yerde
olanlar da Allah'ındır. İşler Allah'a varacaktır.
(3/109)



"Göklerin ve yerin
yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca
gelmesinde akıl sahiplerine şüphesiz deliller vardır. onlar, ayakta
iken, otururlarken, yan yatarlarken Allah'ı anarlar; göklerin ve yerin
yaratılışını düşünürler: "Rabbimiz! Sen bunu
boşuna yaratmadın, sen münezzehsin. Bizi ateşin azabından
koru," derler.
(3/190-191).


"Göklerde olanlar da, yerde olanlar da Allah'ındır.
ALLAH (C.C.), her şeyi
kuşatır." (4/126)



"Göklerin, yerin ve
ikisi arasındakilerin hükümdarlığı Allah'ındır.
Dönüş onadır." (5/18)



"Göklerin, yerin ve
onlarda olanların hükümdarlığı Allah'ındır.
ALLAH (C.C.), her şeye kadirdir." (5/120)



"Göklerin ve yerin
Allah'ı, içinizi, dışınızı bilir,
kazandıklarınızı da bilir." (6/3)



"Gaybın
anahtarları onun katındadır, onları ancak o bilir.
Karada ve denizde olanı bilir. Düşen
yaprağı, yerin karanlıklarında olan taneyi, yaşı
kuruyu -ki apaçık bir Kitap'dadır- ancak o bilir." (6/59)



"Göklerde ve yerde olanlar
onundur; hepsi ona boyun eğmiştir." (30/26)



"Yakinen bilenlerden olması
için İbrahim'e göklerin ve yerin hükümranlığını
şöylece gösterdik." (6/75)



"Doğrusu ben yüzümü, gökleri
ve yeri yaratana, doğruya yönelerek çevirdim, ben puta tapanlardan
değilim." (6/79)



"Rabbiniz, gökleri ve yeri
altı günde yaratan sonra arşa hükmeden, gündüzü -durmadan kovalayan- gece ile bürüyen, güneşi,
ayı, yıldızları, hepsini buyruğuna baş eğdirerek
var eden Allah'dır.
Bilin ki, yaratma da, emir de onun
hakkıdır.
Alemlerin Rabbi olan ALLAH (C.C.)
yücedir."(7/56)



"Göklerin ve yerin
hükümdarlığı elbette Allah'ındır.
Dirilten ve
öldüren odur. Allah'dan başka dost ve yardımcınız
yoktur." (9/116)



"Yerde ve gökte hiç bir zerre Allah'dan gizli değildir;
bundan daha küçüğü veya daha büyüğü şüphesiz apaçık bir
Kitaptadır."
(10/61)


"Göklerde ve yerde olana
bakın, de" (10/101)



"Göklerde ve yerde olan
herşey Rahman'ın kulundan başka bir şey değildir. And
olsun ki ilmi onları kuşatmış ve teker teker
saymıştır." (19/93-94)


"Eğer yerle gökte Allah'dan
başka tanrılar olsaydı, ikisi de bozulurdu. Arşın
Rabbi olan ALLAH (C.C.), onların vasıflandırdıklarından
münezzehtir." (21/22)



"Rabbinin gölgeyi nasıl
uzattığını görmez misin? İsteseydi onu durdururdu.
Sonra biz, güneşi, ona delil kılıp yavaş yavaş
kendimize çekmişizdir." (25/45-46)



"Dağları yerinde
donmuş sanırsın, oysa onlar bulutlar gibi geçerler. Bu
herşeyi sağlam tutan Allah'ın işidir. Doğrusu o,
yaptıklarınızdan haberdardır." (27/88)



"Rüzgarı gönderip
bulutları yürüten, oları gökte dilediği gibi yayan ve
kısım kısım yığan Allah'dır. Artık sen
de aralarından yağmurun çıktığını görürsün.
Allah'ın kullarından dilediğine verdiği yağmurla daha
önceden kendilerine yağmur indirilmesinden ümitlerini kesmiş
oldukları için onlar seviniverirler. Allah'ın rahmetinin
belirtilerine bir bak; yeryüzünü ölümünden sonra nasıl diriltiyor?
Şüphesiz ölüleri o diriltir, her şeye kadirdir." (30/48-50)



"Allah'ın geceyi gündüze,
gündüzü geceye kattığını, her biri belirli bir süreye
doğru hareket edecek olan güneşi ve ayı buyruk altında
tuttuğunu; Allah'ın yaptıklarınızdan haberdar
olduğunu bilmez misin?" (31/29)



"Gökleri, yeri ve ikisinin
arasında bulunanları altı günde yaratan, sonra arşa
hükmeden Allah'dır. Ondan başka bir dost ve şefaatçiniz yoktur.
Düşünmüyor musunuz?" (32/4)



"Hamd, göklerde olanlar ve yerde
bulunanlar kendisinin olan Allah'a mahsustur. Hamd, ahirette de ona mahsustur.
O, hakimdir, her şeyden haberdardır. Yere gireni ve ondan
çıkanı, gökten ineni ve oraya yükseleni bilir. o, merhametlidir,
mağfiret sahibidir. Gaybı bilendir. Göklerde ve yerde zerre kadar
olanlar bile onun ilminin dışında değildir. Bundan daha
küçüğü ve daha büyüğü de şüphesiz apaçık
Kitaptadır." (34/1-3)



"Doğrusu zeval bulmasın
diye gökleri ve yeri tutan Allah'dır. Eğer onlar zevale uğrarsa
ondan başka, and olsun ki, onları kimse tutamaz. O, şüphesiz
halimdir, bağışlayıcıdır." (35/41)



"Orada hurmalıklar ve üzüm
bağları var ederiz, aralarında pınarlar
fışkırtırız. Onu ve elleriyle
yaptıklarının ürünlerini yesinler; şükretmezler mi? Yerin
yetiştirdiklerinden, kendilerinden ve daha bilmediklerinden çift çift
yaratan ALLAH (C.C.) münezzehtir. Onlara bir delil de gecedir: Gündüzü ondan
sıyırırız da karanlıkta kalıverirler. Güneş
de yörüngesinde yürüyüp gitmektedir. Bu güçlü ve bilgin olan Allah'ın
kanunudur. Ay için de sonunda kuru bir hurma dalına döneceği konaklar
tayin etmişizdir. Aya erişmek güneşe düşmez. Gece de
gündüzü geçemez.
Her biri bir yörüngede
yürürler. Onlara da bir delil: Soylarını dolu gemiyle
taşımamız ve kendileri için bunun gibi daha nice binekler
yaratmış olmamızdır." (36/34-42)



"Gökleri ve yeri
yaratan, kendilerinin benzerini yaratmaya kadir olmaz mı?
Elbette olur; çünkü o, yaratan ve bilendir. Bir şeyi dilediği zaman,
onun buyruğu sadece, o şeye: 'Ol' demektir, hemen olur. Her
şeyin hükümranlığı elinde olan ve sizin de kendisine
döneceğiniz ALLAH (C.C.) yücedir." (36/81-83)



"Göklerin, yerin ve ikisi
arasında bulunanların Rabbi, güçlüdür, çok
bağışlayandır." (38/66)



"Onlar, Allah'ı gereği
gibi değerlendiremediler. Bütün yeryüzü, kıyamet günü onun
avucundadır; gökler onun kudretiyle dürülmüş olacaktır. O,
putperestlerin ortak koştuklarından yüce ve münezzehtir. (39/67)



"Sur'a üflenince, Allah'ın
dilediği bir yana, göklerde olanlar, yerde olanlar baygın düşer.
Sonra sura ir daha üflenince, hemen ayağa kalkıp
bakışır dururlar. Yeryüzü Rabbinin nuruyla aydınlanır,
kitap açılır, peygamberler ve şehitler getirilir ve onlara
haksızlık yapılmadan, aralarında adaletle hüküm verilir.
Her kişiye işlediği ödenir. Esasen ALLAH (C.C.), onların
yaptıklarını en iyi bilendir. inkar edenler, bölük bölük
cehenneme sürülür. Oraya vardıklarında kapıları
açılır. Bekçileri onlara: "Size, içinizden, Rabbinizin
ayetlerini okuyan ve bugüne kavuşacağınızı ihtar eden
peygamberler gelmedi mi?" derler.
"Evet geldi," derler. Lakin
azap sözü inkarcıların aleyhine gerçekleşir. Onlara:
"Temelli kalacağınız cehennemin kapılarından
girin; böbürlenenlerin durağı ne kötüdür!" denir. rabblerine
karşı gelmekten sakınanlar, bölük bölük cennete götürülürler.
Oraya varıp da kapıları açıldığında,
bekçileri onlara: "Selam size, hoş geldiniz!
Temelli olarak buraya girin," derler. Onlar: "Bize verdiği
sözde duran ve bizi bu yere vâris kılan Allah'a hamdolsun. Cenette
istediğimiz yerde oturabiliriz. Yararlı iş işleyenlerin
ecri ne güzelmiş!" derler. (39/68-74)



"Sizin içi yeri durak, göğü
bina eden, size şekil verip de şeklinizi güzel yapan, sizi temiz
şeylerle rızıklandıran Allah'dır. İşte
Rabbiniz olan Alah budur. Alemlerin Rabbi ALLAH (C.C.) ne yücedir." (40/64)



"Dikkat edin; onlar Rabblerine
kavuşmaktan şüphededirler; dikkat edin, ALLAH (C.C.) şüphesiz her
şeyi bilgisiyle kuşatandır." (41/54)



"Göklerin ve yerin yaratanı,
size içinizden eşler, çift çift hayvanlar var etmiştir. Bu suretle
çoğalmanızı ağlamıştır. Onun benzeri hiçbir
şey yoktur. O, işitendir, görendir."
(42/11)


"Gökte de tanrı, yerde de
tanrı odur.
Hakim olan, her
şeyi bilen odur. Göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların
hükümranlığı kendisinin olan ALLAH (C.C.) ne yücedir!
Kıyamet saatini bilmek ona aittir. Ona döneceksiniz."
(43/84-85)



"Biz gökleri, yeri ve ikisinin
arasında bulunanları oyun olsun diye yaratmadık. Biz
onları, ancak ve ancak gerektiği gibi yarattık. Ama
insanların çoğu bilmezler." (44/38-39)



"Övülmek, göklerin Rabbi, yerin
Rabbi ve âlemlerin Rabbi olan ALLAH (C.C.) içindir. Göklerde ve yerde azamet onundur.
O, güçlüdür, hakimdir." (45/36-37)



"Göklerde olanları, yerde
olanları, hepsini sizin buyruğunuz altına vermiştir.
Doğrusu bunlarda düşünenler için dersler vardır." (45/13)



"Göklerdeki ve yerdeki ordular
Allah'ın.
ALLAH (C.C.), bilendir, hakimdir." (48/4)


"Göklerin ve yerin hükümralığı
Allah'ındır. O, dilediğini bağışlar,
dilediğine azap eder. ALLAH (C.C.) bağışlayıcıdır,
merhamet sahibidir." (48/14)



"Göklerde ve yerde olan kimseler, her şeyi ondan
isterler; o, her an kainatı tasarruf etmektedir. Öyleyse Rabbinizin
nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?" (55/29-30)



"Yeryüzünde bulunan her şey fanidir, ancak yüce ve
cömert olan Allah'ın varlığı bakidir." (55/29-30)



"Göklerde ve yerde olanlar Allah'ı tesbih ederler. O,
güçlüdür, hakimdir. Göklerin ve yerin hükümranlığı onundur;
diriltir, öldürür.
O, her şeye
kadidir. O, her şeyden öncedir, kendisinden sonra hiç bir şeyin
kalmayacağı sondur; varlığı âşikardır;
gerçek mahiyeti insan için gizlidir. O, her şeyi bilir. Gökleri ve yeri altı
günde yaratan, sonra arşa hükmeden, yere gireni ve ondan çıkanı,
gökten ineni ve oraya yükseleni bilen odur.
Nerede olursanız olun, o sizinle beraberdir. ALLAH (C.C.)
yaptıklarınızı görür. Göklerin ve yerin
hükümranlığı onundur. Bütün işler Allah'a döndürülür.
Geceyi gündüze katar, gündüzü geceye katar; o, kalblerde olanı
bilendir." (57/1-6)



"Göklerde olanları da, yerde
olanları da Allah'ın bildiğini bilmez misin? Üç kişinin
gizli bulunduğu yerde dördüncü mutlaka odur; bunlardan az veya çok, ne
olursa olsunlar, nerede bulunurlarsa bulunsunlar, mutlaka onlarla beraberdir.
Sonra kıyamet günü, işlediklerini onlara haber verir. Doğrusu
ALLAH (C.C.), her şeyi bilendir." (58/7)



"Göklerde olanlar da, yerde
olanlar da Allah'ı tesbih ederler. Hükümdarlık onundur, övülmek ona mahsustur.
O, her şeye kadirdir." (64/1)


"Gökleri ve eri
gerektiği gibi yaratmıştır. Size şekil vermiş ve
şeklinizi güzel yapmıştır. Dönüş onadır. Göklerde
ve yerde olanları bilir; gizlediklerinizi de açığa vurduklarınızı
da bilir; ALLAH (C.C.), kalblerde olanı bilendir." (64/3-4)



"Yedi göğü ve
yerden bir o kadarını yaratan Allah'dır. Allah'ın her
şeye kadir olduğunu ve ilminin her şeyi
kuşattığını bilmeniz için Allah'ın buyruğu
bunar arasında iner durur." (65/12)



"Hükümdarlık
elinde olan ALLAH (C.C.) yücedir ve her şeye kadirdir. Hanginizin daha iyi
iş işlediğini belirtmek için ölümü ve dirimi yaratan odur. O,
güçlüdür, bağışlayıcıdır. Gökleri yedi kat üzere
yaratan odur. Rahman'ın bu yaratmasında düzensizlik bulamazsın.
Gözünü bir çevir bak, bir aksaklık görebilir misin." (67/1-3)



"And olsun ki
yakın göğü şıklarla donattık, onlarla
şeytanların taşlanmasını sağladık ve
şeytanlara çılgın alev azabı hazırladık."
(67/5)



"Sizi yerde
yaratıp yayan odur ve onun huzurunda toplanacaksınız."
(67/24)



"Allah'ın
göğü yedi kat üzerine nasıl yarattığını görmez
misiniz? Aralarında aya aydınlık vermiş, güneşin
ışık saçmasını sağlamıştır. ALLAH (C.C.)
sizi yerden bitirir gibi yetiştirmiştir. Sonra sizi oraya döndürür ve
yine oradan çıkarır. Yeryüzünde dolaşabilmeniz, orada yollardan
ve geniş geçitlerden geçebilmeniz için onu size yayan odur."
(71/15-20)





Sayfa başına dön Aşağa gitmek
hicret58
ÖZEL ÜYE
ÖZEL ÜYE
avatar

Mesaj Sayısı : 2638
Yaşadığın yer : türkiye
ilahiaşkla nasıl tanıştınız? : tafsiyeyle
Kayıt tarihi : 20/08/07

MesajKonu: Geri: MARİFETNAME   Ptsi Ekim 27, 2008 6:12 pm

a.r.o
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
MARİFETNAME
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
iLahi-Aşk MekaNı :: ﷲ ×÷·.·´¯`·)» Islami KonulaR«(·´¯`·.·÷× ﷲ :: Dini KonulaR ve Dini Vaazlar-
Buraya geçin: