iLahi-Aşk MekaNı


 
AnasayfaAnasayfa  PortalliPortalli  TakvimTakvim  GaleriGaleri  SSSSSS  AramaArama  Kayıt OlKayıt Ol  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Giriş yapGiriş yap  

Paylaş | 
 

 Tevbe'nin Mahiyeti

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
SABRİ KÖNTEK
Gelişmiş Üye
Gelişmiş Üye
avatar

Mesaj Sayısı : 492
Yaş : 51
Yaşadığın yer : İST:EYÜPSULTAN
ilahiaşkla nasıl tanıştınız? : HERŞEY BİR VESİLEDİR MEVLAM İSTERSE OLUR.....
Kayıt tarihi : 01/06/08

MesajKonu: Tevbe'nin Mahiyeti   Paz Kas. 09, 2008 12:13 pm



Tevbe;
dönmek, pişman olmak demektir. Yani, İslam dininin emir ve hükümleri
dahilinde, haram ve yasak olan şeyleri terkedip, helâl ve mübah olan
şeyleri yapmak demektir.Kulun işlediği günahlardan dönerek tevbe etmesi
ve ALLAH (C.C.)-u Zülcelal tarafından af ve mağfiret edilmesi, dil ile
kalbin birlikte pişmanlık duyarak tevbe etmesine bağlıdır.
Sadece diliyle tevbe edip, kalbinde günahına devam etme yönünde
bir meyil olursa bu tevbe yalancıların tevbesi olur ki ALLAH (C.C.)-u
Zülcelal'in bu şekilde yapılan tevbeleri kabul etmesi mümkün değildir.
Tevbe hem dil ile hem de kalp ile yapıldığı zaman ve bunun
yanında daha önceden yapılmış günahlara düşmemeye azmedilmesi, tevbe
eden kişinin tevbesinin kabul olunmasının en büyük alametlerindendir.
Çünkü ALLAH (C.C.)-u Zülcelal ayet-i kerimede şöyle buyurmuştur: "Ey iman edenler! Hepiniz toptan Allah'a tevbe ediniz, umulur ki kurtuluşa erersiniz." (Nur; 31)
Diğer bir ayet-i kerimede de şöyle buyrulmuştur: "O (ALLAH (C.C.)) kullarının tevbesini kabul eden, kötü hareketlerini bağışlayandır." (Şûra; 25)
ALLAH (C.C.)-u Zülcelal, günahkar kulunun tevbesini kabul etmekten öte
bundan memnun olur, sevinç duyar. ALLAH (C.C.)-u Zülcelal'in tevbe edenler
için sevinmesi, çölde yiyeceğini ve bineğini kaybeden kimsenin onları
bulmasından ötürü sevinmesinden daha büyüktür. Peygamber Efendimiz
sallallahu aleyhi ve sellem bir hadis-i şerifte şöyle buyurmuştur: "Allah-u
Zülcelal gündüz günah işleyenlere tevbe etmeleri için gece kudret elini
uzatır. Gece günah işleyenlere, tevbe etmeleri için gündüz kudret elini
uzatır. Bu durum güneş batıdan doğuncaya kadar, devam eder."
(Müslim,Tevbe:31)
Diğer bir hadis-i şerifte ise şöyle buyurmuştur; "Göklere kadar yükselen günah işleseniz de sonra pişman olsanız, ALLAH (C.C.)-u Zülcelal tevbenizi kabul eder." (Tirmizi: 3540)
Bütün bu zikrettiğimiz ayet ve hadislerden de anlaşılmaktadır ki
tevbe farzdır. Her ne olursa olsun, şüphesiz ALLAH (C.C.)-u Zülcelal
tevbeleri kabul edendir. Tevbesiz ölmek, imansız gitmeye sebep
olabilir. Hz. Ali radıyallahu anh şöyle buyurmuştur: "Tevbe etmek farzdır. Fakat tevbeyi gerektiren şeyleri terketmek ondan önce farzdır."
Şayet bir insan, bu ayet ve hadisleri nazar-ı itibara alırsa,
hergün aldığı her nefese karşılık akıllıca bir şekilde tevbe etmelidir.
Bundan dolayı bütün hayırlı amellerin başında ve sonunda istiğfar
etmek, amelin içinde bulunan gaflete keffarettir. İşte Nakşibendi
yolunun mensupları hem ibadet etmekte, hem de gafletle yapmış olduğu
ibadetinin akabinde "Estağfirullah" diyerek keffaretini
vermektedirler.
Tevbe, saliklerin vuslata (Allah'a ulaşma) ermek için
uğradıkları ilk kapıdır. Taliplerin ulaştıkları ilk makamdır. Tarikat
çok temiz ve ALLAH (C.C.)-u Zülcelal'e vuslata mani olan şeylerden münezzeh
olduğu için ancak bütün hata ve günahlarından tevbe edip, kötü fiilleri
terkedenleri kabul eder. Bunların dışında kalan türlü günahlara girip,
isyankâr olmuş kişileri bünyesine doğrudan kabul edip barındırmaz.
Seyyid Abdulkadir Geylani kuddise sırruh şöyle buyurmuştur: "Tevbe
eden kimse, buluğ zamanından bu yana; kulağından, gözünden, dilinden,
elinden, ayağından ve diğer bütün azalarından meydana gelen hatalarını
düşünmelidir. Sonra ömrünün her gününe, hatta her saatine göz atıp,
kendi kendine günah defterini hatırlayarak, küçük ve büyük günahlarının
hepsini mülahaza etmelidir. O hatalarını işlerken yanında bulunan
arkadaşlarının, hatasına yardımcı ve ortak olanları, o günahları
işledikleri yerleri kendine göre başkalarının görmesinden sakladıkları;
fakat:
"Kiramen kâtipleri yaptıklarınızı bilirler."
(İnfitar; 11-12)
" İki melek (insanın) sağında ve solunda oturarak yaptıklarını yazmaktadırlar " (Kaf; 17)
"Allah-u Zülcelal'in insana müekkel melekleri vardır ki,
önünden ve arkasından takip edip ALLAH (C.C.)-u Zülcelal'in izniyle onu hıfz
ederler."
(Rad; 11) ayet-i kerimelerinde bildirildiği gibi,
bir an bile uyumayan ve yorulmayan gözlerinden ve kendisini koruyan,
hayır ve şerrini yazan işlerini, amellerini ve nefeslerini sayan
mükerrem meleklerden, gizli ve aşikâre kalplerden geçenleri bilen
ALLAH (C.C.)-u Zülcelal'den gafil bulunduğu yerlerin hepsini bir bir
düşünmelidir."
İşte bu şekilde düşünen kimse, ALLAH (C.C.)-u Zülcelal'e karşı haya edip
utanır, korkar ve böylece kalbinde pişmanlık doğar. Pişmanlık duyan
kimse yaptıklarından dolayı acziyetini idrak eder ve hemen tevbe eder.
Zinnûn-i Mısrî kuddise sırruh şöyle buyurmuştur: "Her bir
âzânın tevbesi vardır. Kalp ve gönlün tevbesi, şehveti terketmek için
niyet etmektir. Gözün tevbesi, harama bakmayıp, gözü haramdan
sakındırmaktır. Dilin tevbesi, kötü söz söylemekten, insanları
çekiştirmekten, koğuculuk yapmaktan kaçınmaktır. Kulağın tevbesi, kötü
ve yaramaz sözleri dinlememesidir. Ayağın tevbesi, yasak edilen kötü
yerlere gitmemesidir. Ağzın tevbesi, haram yemekten kendisini
korumaktır. Tenasül uzvunun tevbesi ise fuhuştan uzak durmaktır."

Günahları terketmek ve emirleri yerine getirmek için tevbe etmek
farz; vacibleri yerine getirmek için tevbe etmek vacip, sünnetleri
yerine getirmek için tevbe etmek sünnet, mekruh-u tenzihiden sakınmak
için tevbe etmek mendup, vesvese ve kalbe gelen havatırdan tevbe etmek
de sevap olmak üzere beş kısımdır.
Tevbenin durumuna göre hükmü böyle olduğu halde, tevbeden kaçmak
ALLAH (C.C.)-u Zülcelal'in af ve mağfiretinden kaçmak, rahat ve huzuru kabul
etmemektir. Bu da insanın kendine yapabileceği en büyük zulüm ve
işkencedir.
ALLAH (C.C.)-u Zülcelal bu kişiler hakkında şöyle buyurmuştur: "Kim günahına tevbe etmezse onlar zalimlerin tâ kendileridir."
(Hucurat; 11) Tevbe ancak, sahibinin tevbenin ne demek olduğunu
bilmesiyle sahih olur. Bunun için de şu hususların bilinmesi lazımdır:
1- İnsan tevbe etmediği takdirde, günahların zulmetinden (kirinden) temizlenemeyeceğini bilmelidir.
2- Tevbe etmeye muvaffak olduğu zaman sevinmelidir.
3- ALLAH (C.C.)-u Zülcelal'in her an kendisinin durumunu bildiğini ve her an kalbine nazar ettiğini unutmamalıdır.
Ebu Zer radıyallahu anh'ın rivayet etmiş olduğu bir hadis-i kudside şöyle buyrulmuştur: "Ey
kullarım! Siz hepiniz gece ve gündüz hata işliyorsunuz. Ben de bütün
günahları yargılarım. Şu halde günahların mağfiretini taleb edin ki
günahlarınızı mağfiret edeyim."
(Müslim, Bir:55)
ALLAH (C.C.)-u Zülcelal'in rububiyetini (Rablığını) ve kendi acziyetini
ve ubudiyetini (kulluğunu) kabul ve idrak eden kişiler hakkında da
ALLAH (C.C.)-u Zülcelal şöyle buyurmuştur: "Onlar; kötü bir iş
işledikleri yahut nefislerine zulmettikleri zaman Allah'ı anıp hemen
günahlarından tevbe ve istiğfar ederek mağfiret dileyenlerdir. Zaten
günahları, Allah'tan başka kim affedebilir? Bir de onlar işledikleri
günahta, bile bile ısrar da etmezler."
(Al-i İmran; 135)


Sayfa başına dön Aşağa gitmek
*LİVÂÜ'L-HAMD*
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 7202
Yaş : 107
Yaşadığın yer : İSTANBUL
sitede cok hoşuna giden birşey varmı? : evet
ilahiaşkla nasıl tanıştınız? : ...
Kayıt tarihi : 18/12/07

MesajKonu: Geri: Tevbe'nin Mahiyeti   Salı Kas. 11, 2008 4:53 am

Peygamber Efendimiz
Sallallahu Aleyhi ve Sellem bir hadis-i şerifte şöyle buyurmuştur:
"Allah-u
Zülcelal (C.C) gündüz günah işleyenlere tevbe etmeleri için gece kudret elini
uzatır. Gece günah işleyenlere, tevbe etmeleri için gündüz kudret elini
uzatır. Bu durum güneş batıdan doğuncaya kadar, devam eder." (Müslim,Tevbe:31)



Emeğine sağlık,ömrüne berek kardeşim.

Çok güzel bir paylaşım.

Nasiplenenlerden olabilmek duasıyla İNŞAALLAH.

Selam,Dua ve Muhabbetle...

_________________

*LİLLÂHİ-L HAMD*
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Tevbe'nin Mahiyeti
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Şeytanın yaratılışı ve mahiyeti hakkında bilgi ???

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
iLahi-Aşk MekaNı :: ﷲ ×÷·.·´¯`·)» Islami KonulaR«(·´¯`·.·÷× ﷲ :: Dini KonulaR ve Dini Vaazlar-
Buraya geçin: