iLahi-Aşk MekaNı


 
AnasayfaAnasayfa  PortalliPortalli  TakvimTakvim  GaleriGaleri  SSSSSS  AramaArama  Kayıt OlKayıt Ol  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Giriş yapGiriş yap  

Paylaş | 
 

 ÜÇ AYLAR

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
SABRİ KÖNTEK
Gelişmiş Üye
Gelişmiş Üye
avatar

Mesaj Sayısı : 492
Yaş : 51
Yaşadığın yer : İST:EYÜPSULTAN
ilahiaşkla nasıl tanıştınız? : HERŞEY BİR VESİLEDİR MEVLAM İSTERSE OLUR.....
Kayıt tarihi : 01/06/08

MesajKonu: ÜÇ AYLAR   Cuma Kas. 28, 2008 11:17 am

Üç Aylar, kamerî aylardan Recep, Şâban ve Ramazan aylarıdır. Bu mübârek
aylardan birincisi olan Receb'in mânevî değerine, Kur'an-ı Kerim'de ve
sevgili Peygamberimiz'in hadis-i şeriflerinde işaret buyurulmuştur.
Kur'an-ı Kerim'de şöyle
buyurulur: "Allah'ın gökleri ve yeri
yarattığı günkü yazısına göre ayların sayısı onikidir. Bunlardan dördü
haram aylarıdır. Bu, dosdoğru bir nizamdır. Öyleyse o aylar içinde
kendinize yazık etmeyin..."(1)[/DimGray]

Bu Âyet-i Kerime'de
işaret buyurulan "haram ayları"nın Zilkade, Zilhicce, Muharrem ve Recep
ayları olduğunu Peygamberimiz (S.A.V.) (s.a.s.) şu hadis-i şerifleriyle
açıklamışlardır: "Muhakkak ki zaman Allah'ın yarattığı günkü şekliyle
olup akıp gitmektedir. Sene oniki aydır. Onlardan dördü haram aylardır.
Bunlardan üçü peşpeşedir: Zilkade, Zilhicce, Muharrem, bir de
Cemaziyelâhir ile Şâban ayları arasında olan ve Mudar Kabilesi'nin ayı
Recep'tir. Ayrıca Hz. Peygamber (s.a.s.) Üç Aylar hakkında şöyle
buyururlar:
"Recep Allah'ın ayı, Şâban benim ayım, Ramazan da ümmetimin ayıdır."(3)
"Ey Allah'ım! Recep ve Şâbanı bize mübârek kıl, bizi Ramazan'a kavuştur."(4)
Recep
ayı, gerek İslâm'dan önce, gerekse İslâm'dan sonra mukaddes bilinen bir
aydır. İslâm dini gelmeden önce bu ay girer girmez, Arap kabileleri
arasında harp etmek, baskın ve çapulculuk yapmak yasaklanır, herkes bu
ayda kendisini emniyet ve selâmette hissederdi. İslâm güneşinin
doğmasından sonra da -ilâhi hikmet ve takdir gereğince- bu aya olan
hürmet devam ettirildi. Bu ay Regaib ve Mirac gibi mübârek geceler ve
ilâhi tecellilerle şereflendirildi. Ülkemizde de asırlardır bir "Üç
Aylar" geleneği oluşmuş Ramazan'a hazırlık bununla başlar hale
gelmiştir.

Bu mübârek aylar içerisinde öyle feyizli geceler
vardır ki, Yüce Allah'ın rahmet ve mağfireti bu gecelerde müminler
üzerine yağmur gibi yağar. Recep ayının ilk Cuma gecesi olan Regaib
kandili, ALLAH (C.C.) Teâlâ'nın kullarına bol bol bağışta bulunduğu, az
ibâdetlerine karşılık çok ecir verdiği bir rağbet gecesidir. Regaib
gecesi, duâların kabul olunduğu ve Allah'ın, isteyen kullarına ihsan ve
ikramının bol bol olduğu bir gecedir. Regaib Kandili, Recep ayının 27.
gecesindeki Mirac ve Şâban ayının 15. gecesindeki Berat Kandillerini,
Ramazan ayını, Kadir Gecesini, Ramazan ve Kurban Bayramlarını
müjdeleyen mübârek bir gecedir.

Recep ayı içerisinde bulunan
bir başka mübârek gece de Mirac gecesidir. Mirac gecesi, Allah'ın
sevgili kulu ve Rasûlü Hz. Muhammed (s.a.s.)'i; Mekke'deki Mescid-i
Haram'dan, Kudüs'teki Mescid-i Aksa'ya ve oradan da göklerin ilâhî
derinliklerine yükselttiği gecedir. Mirac gecesi, Yüce Allah'ın Sevgili
Peygamberimiz'e büyük hakikatlerin ilâhî sırlarını gösterdiği,
vasıtaları kaldırarak ilahî vahye muhatap kıldığı, kendi âyâtını ve
kâinatın sırlarını seyrettirdiği, mü'minlere namazın farz kılındığı ve
biz müslümanlar için de ilâhî lütuflarla dolu olan mübârek bir gecedir
.

Üç
Ayların ikincisi olan Şâban ayı ve onun onbeşinci gecesi olan Berat
gecesi de müslümanlarca kutsal sayılmış, bu gecenin, diğer gecelerden
farklı bir şekilde geçirilmesi, bu gecede daha fazla ibâdet edilmesi
adet halini almıştır. Bu gece hakkında Peygamberimiz (S.A.V.) (s.a.s.)'in şöyle
buyurduğu rivayet edilmiştir. "Allah Teâlâ -rahmetiyle- Şâban'ın 15.
gecesi dünya semasında tecelli eder ve Kelb kabilesi koyunlarının
kılları sayısından fazla kişiyi bağışlar." (5) Diğer bir rivayete göre
de Hz. Peygamber (s.a.s.); "Şâbân ayının ortasında gece ibâdet ediniz,
gündüz oruç tutunuz, ALLAH (C.C.) o gece, güneşin batmasıyla dünya semasında
tecelli eder ve fecir doğana kadar, Ôyok mu benden af isteyen, onu
affedeyim, yok mu benden rızık isteyen ona rızık vereyim, yok mu bir
musibete uğrayan ona âfiyet vereyim, yok mu şöyle, yok mu böyle! der."
(6) buyurmuştur. [/I]

Bir kısım alimlerin, kıblenin
Kudüs'teki Mescid-i Aksa'dan, Mekke'deki Kâbe istikametine
çevrilmesinin; Hicret'in ikinci yılında Berat gecesinde vukû bulduğunu
kabul etmeleri de bu geceye ayrı bir önem kazandırmıştır. Bu
rivayetlerle, Hz. Peygamber'in Şâban ayına ve özellikle bu ayın
onbeşinci gecesine ayrı bir önem vererek, onu ihyâ ettiğine dair diğer
rivayetleri gözönüne alan İslâm bilginleri, bu geceyi ibâdetle
geçirmenin sevâba vesile olacağını söylemişlerdir.(7)


ÜçAylar'ın
sonuncusu olan Ramazan ayı ve onda bulunan Kadir Gecesi'nin ise dinî
hayatımızda ayrı bir yeri ve önemi vardır. Ramazan ayı faziletlerle
dolu bir aydır. Ramazan ayı, hayır ayı, yoksullara ve düşkünlere yardım
ayı ve bütün anlamıyla Kur'an
ayıdır. Ramazan'ın diriltici
özelliği, bütün insanlığı huzura ve saâdete kavuşturmak için yeryüzüne
gönderilen Kur'an-ı Kerim'in bu ayda inmeye başlamasında(8), bin aydan,
yani seksen küsur yıllık bir ömürden daha hayırlı olan Kadir
Gecesi'nin(9) bu ay içerisinde bulunmasından kaynaklanmaktadır.

Ayrıca, İslâm'ın beş esasından biri olan oruç, bu aya tahsis edilmiştir. Ramazan
ayının,
günahkâr kullar için, yeniden kendine gelme, canlanıp ayağa kalkma ve
şeytanın vurduğu prangayı koparma fırsatı verdiğini de Peygamberimiz (S.A.V.)
(s.a.s.) şöyle belirtir: "Ramazan ayı gelince cennet kapıları ardına
kadar açılır, cehennem kapıları
kapanır ve şeytanlar zincire vurulur."(10)

Böylece
Ramazan ayı, diğer aylar içinde bir başka aydır. Sanki yeni bir hayatın
başlangıcıdır. Hayatımızın kazandığı ve kazanacağı yeni boyutların
filizleneceği önemli bir devredir. İnsanî ve sosyal ilişkilerimizin
daha güzel bir hüviyet kazanacağı bir zaman dilimidir.

Halk
arasında "Üç Aylar" diye adlandırılan Recep, Şâban ve Ramazan ayları,
Yüce Allah'ın ruhumuza ikram ettiği faziletli ve feyizli bir zaman
dilimidir. Yapılan dileklerin dalga dalga Allah'a ulaştığı, dökülen
pişmanlık gözyaşlarının günahları silip yokettiği kandiller geçididir.
Melekî olduğu kadar şeytânî özelliklere de sahip, günah işlemeye müsait
bulunan insanın, günahlarından temizlenmesi için, Üç Aylar bir
fırsattır.


Kısaca Üç Aylar, günahlardan arınma, sevaplarla
bezenme mevsimidir. Ramazandan önce oruçla buluşanlar, Cuma Namazına
koşanlar, namaza başlayanlar, ibadetlerini ziyâdeleştirenler, tevbe ile
Allah'a çok yaklaşanlar...gibi manevî kazanç elde edenlerin çokça
görüldüğü anlardır Üç Aylar

Üç Aylar geçmişin muhasebesini
yaparak, geleceğe azim ve enerji dolu bir şevkle atılmak için iyi bir
imkandır. Hayatımızda adeta otokontrol sisteminin kurulmasına vesile
olan mübârek Üç Aylar ve kandiller, dünyevî meşguliyetlerimizden
sıyrılıp, yaratılış gayemizi düşünmemiz; yaratan ve yaratılanlarla olan
münasebetlerimizi değerlendirmemiz için son derece kıymetli
fırsatlardır.

İnsanoğlu, yaşadığı günlerde farklılıklar olmazsa,
belli alışkanlıklarıyla hayatını sürdürür. Fakat alışkanlıklarının
dışında ve farklı durumlarla karşılaşırsa kendine bir çeki düzen verir.
İşte idrak ettiğimiz Üç Aylar ve bu aylar içerisinde bulunan mübârek
geceler, müslümanların hayatındaki mûtad gün ve geceler arasında fazlasıyla sevap kazanacağı kıymetli zaman dilimidir.
Unutulmamalıdır
ki, insan bu dünyada nasıl yaşamışsa, kıyamet gününde Allah'ın
huzuruna, dünyada işledikleriyle birlikte varacaktır. Götürdükleri iyi
ise sevinip mesrûr olacak, kötü ise pişmanlık duyarak mahcûp olacaktır.
Ancak bu mahcûbiyetin
orada faydası da olmayacaktır.
Bu konuda
Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyurulur: "Ey iman edenler! Allah'tan korkun,
herkes yarına ne hazırladığına bir baksın; Allah'tan sakının, çünkü
ALLAH (C.C.), işlediklerinizden haberdârdır."(11)

Mübârek Üç Aylar,
Yaratıcımıza, ailemize, çocuklarımıza, milletimize ve bütün insanlığa
karşı görev ve sorumluluklarımızı hatırlatmalı, hata, ihmal ve
kusurlarımızdan dönmemize ve gaflet uykusundan uyanmamıza vesile
olmalıdır.
Aramızdaki çekişmeleri, tefrika ve ihtilâfları, şahsî
menfaat hesaplarını ve basit düşünce farklılıklarını bertaraf etmeli;
her zamandan daha çok muhtaç olduğumuz ve Yüce Dinimizin bizden ısrarla
istediği; barış, hoşgörü, kardeşlik, birlik ve beraberliğimizin
güçlenmesini, insânî ve ahlâkî meziyetlerin yeniden yeşermesini
sağlamalıdır.


1- Tevbe, 36.
2- Buharî, Tefsir, Sûre,
8,9, Bed'ül- Halk, 2, Meğâzî, 77, Edâhî, 5, Tevhîd, 24; Müslim, Kasame,
29, Ebû Dâvûd, Menâsik, 67, Ahmed b.Hanbel, Müsned, c. 5, s. 37, 73.
3- Aclûnî, Keşf'ül-Hafâ, c.1, s. 423, Hadis No: 1358.
4- Ahmed b. Hanbel; Müsned, c. 1 s. 259, Keşf'ül-Hafâ, c.1 s. 186, Hadis No: 554.
5- Tirmizî; Savm, 39, İbn-i Mâce,İkâme, 191, Hadis No: 1389.
6- İbn-i Mâce, İkâme, 191, Hadis No: 1388.7-T.D.V. İslâm Ansiklopedisi "Berat Gecesi" Maddesi, c. 5, s. 475, 476.
8- Bakara, 185.
9- Kadir, 3.
10-Buhârî, Savm, 5, Müslim, Sıyam, 1-2.
11-Haşr, 18.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
ÜÇ AYLAR
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
iLahi-Aşk MekaNı :: ﷲ ×÷·.·´¯`·)» Islami KonulaR«(·´¯`·.·÷× ﷲ :: Dini KonulaR ve Dini Vaazlar-
Buraya geçin: