iLahi-Aşk MekaNı


 
AnasayfaAnasayfa  PortalliPortalli  TakvimTakvim  GaleriGaleri  SSSSSS  AramaArama  Kayıt OlKayıt Ol  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Giriş yapGiriş yap  

Paylaş | 
 

 EY ŞEHADET ...........

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
cesur
Tecrübeli Üye
Tecrübeli Üye
avatar

Mesaj Sayısı : 210
Yaşadığın yer : berlin
ilahiaşkla nasıl tanıştınız? : ilahi aşkı tanımak için burdayım
Kayıt tarihi : 11/01/09

MesajKonu: EY ŞEHADET ...........   Çarş. Nis. 15, 2009 4:02 pm

“Bırakma beni anne,
Gözlerindeki korku “annem” diyordu, bağırıyordu, hıçkırarak ağlıyordu o bombaların her patlayışında… Gözlerinden süzülen her yaş :“Anneciğim, ne olur beni al buradan!” diyordu, çaresiz ve yorgun bakıyordu o minik yaşında dünyaya. Annesi ona: “Zeynebim” diye sesleniyordu.

Neden isminin Zeynep olduğunu bile anlamayacak kadar küçüktü… Nedenini her sorduğunda Zeynep, annesi ağlayarak cevap veriyordu… Bir kerbela anlatıyordu Zeynep’ine sanki… Hz. Zehra’nın Zeynep’inden bahsediyordu ona. Annesi ağladıkça Zeynep yaşlarını siliyordu. Ellerini öpüp kokluyordu Zeynep’inin, içine basıyordu sanki onu bir daha göremeyecekmiş gibi… Belki de bir bomba sonra ölecek, şehit düşecekti.

Artık Zeynep’i: “Annem!” diyemeyecekti. Bunları düşündükçe yüzünü süsleyen gözyaşları, şahadet için can atıyordu. Ama minik Zeynep her şeyden habersiz, korku dolu yüreği ile sadece: “Annem!” diyordu sadece “annem”… Annesi her defasında: “Söyle yavrum.” dese de Zeynep sadece: ‘’ANNEM’’diyordu… O da biliyordu ki bu bombaların, kurşunların arasından sağ çıkılamayacağını…Doyasıya:’’ Annem’’ diyordu, susuzluktan çatlamış dudakların suya ihtiyacı olur ya hani o da anneye susarcasına diyordu: “Annem!” 5 yaşında minik bir yürekti ama o yüreği büyütmüşlerdi insafsızca ve haince….

Her sesin arkasından Zeynep çığlık çığlığa:’’ ANNE GİTME GİTME!’’ diye haykırıyordu… Küçük sokaklara, görülmeyecek yerlere saklamıştı annesi onu, kucağından bırakmıştı Leyla misali. Topraklar ona kerbela kokuyordu Filistin değil, ağlayışlar ona husyeni hatırlatıyor, işkence ve zulüm ona yezidi anımsatıyordu. O yüzden demişti kuzusuna Zeynep’im, o yüzden ellerini öpüyordu yavrusunun ve şimdi gidiyordu Zehra misali…


Seslerin sessizliğe büründüğü, tozun toprağa karıştığı o an! Zeynep yine :“Annem!” demişti. Bu kez bir cevap bulamadı “yavrum” diyen “Zeynep’im” diyen bir seda yoktu Filistin’in kan kokan, bedenlerin parçalandığı o sokaklarından… Aldanıp çıkarmıştı Zeynep başını saklandığı o leş kokan yerden. ‘’Çıkma demişti.’’ annesi Zeynep’ine ama Zeynep… Büyük kanlı bir el tuttu Zeynep’in yakasından, bir pislik gibi kaldırıp attı o 5 yaşındaki minik yavruyu. Onlar insan mıydı sanki onlar hayvan bile değillerdi… Neye uğradığını şaşırmışçasına kaçmaya başladı ve yine: “Anne, annem!”diyordu. Alay edercesine : “Hani annenin sesi, ufaklık?” diyen şereften yoksun adama :“BENİM ADIM ZEYNEP, ANNEM BANA ZEHRA’NIN YAVRUSU ZEYNEP DER.” diye sürekli tekrarlıyordu ama ne fayda. İşte o zaman anlamıştı Zeynep, neden Zehra’nın yavrusu Zeynep dediğini annesinin… İsrail’in doğurup büyüttüğü zinazadelerden biri daha gelmişti Zeynep’in yanına, ürkek bedeni titriyordu gözleri dolu dolu: “Annem, kurtar beni!” diye çığlık çığlığa, sesi kısılana kadar bağırmıştı ama yoktu annesi, o bedenleri parçalanmış, kolu bir yerde bacağı başka yerlerde olan bedenlerden biri olmuştu şimdi yavrum diyen sıcacık misk kokan bedeni…


Zeynep kaçarken ayağına bir beden takılmıştı; sokaklar beden, caddeler kesik eller, kollar, başlarla doluydu, onların yerine taş mı takılacaktı o narin ayağına Zeynep’in? Bakmaya yüreği dayanmayacaktı onun, korkuyordu fırtınanın arasında kalmış gibi üşüme tutmuştu tüm azalarını. Neden mi? Belki o annesi olabilirdi… Ama annesinin anlattığı Zeynep yiğitti, cesur ve sabırlıydı… Annesi ona Huseyn’in Zeynep’i derdi. Hüseyn’ini kaybetmişti çünkü Zeynep kerbelada. Şimdi minik Zeynep idi sıra, başını çevirmeli bakmalıydı o kanlı bedene… Ağlayışları tüm cansız bedenleri bile titretecek kadar acı doluydu… Gözlerinde annesinin gözleri, dudaklarında ‘’annem’’sesi, elleri annenin sıcaklığı doluydu ve yavaşça eğildi parça parça olmuş bedene… Belli olmasa da yüzü, kolları olmasa da tanımıştı, annesiydi, Zehrasıydı Zeynep’inin… Caddeler al kanlarıyla boyanmış şehidlerin, şahadet şerbetleri dökülüyordu her parçasından bedenlerin…


Gözlerinde şimdi yalnızlığın acısı vardı Zeynep’in, 5 yaşındaydı dayanabilir miydi yüreği o amansız katliama… Eğildi ve sardı annesinin yarım kalmış bedenini, gözlerinden yaş akmıyordu ama ala bulamıştı her yerini, annesinin kucağına yatmıştı yine ve diyordu ki: “Annem sen yine sıcacıksın, yüreğin hala atıyor ve duyuyorum senin ‘’Zeynep’im’’ sesini, buradayım annem, buradayım… Demiştin kerbela, evet anne işte burası ikinci kerbela Filistin sokakları ve sen Zehra yürekli annem, elveda mı ediyorsun şimdi kuzuna ama anneee elveda etmek için bile sallayacak bir kol lazım senin o annem kollarını almışlar benden… annem annem…”

Elvedasını yapmıştı Zeynep Zehra yürekli annesine onun yerine de el sallamıştı. Onun yerine de öpmüştü ellerini kendisinin…
Bir elveda şimdi Filistin’in kerbela toprağından, bir gözyaşı şimdi Zeynep’in al yanaklarından Hüseyn’in başına akan…

İşte zulmün rahatça kol gezdiği devrimin çocuklarıyız bizler. Bugün Zeynep ağladı bugün veda etti annesine. Ama yarın sen veda edeceksin ey âdemoğlu kızına oğluna… Onları bırakacaksın arkanda ya da onları senin elinden haince zalimce alacaklar… Kızlarının iffetine dokunacaklar namuslarıyla oynayacaklar, senin inci gibi sakladığın arına onlar paçavra gibi davranacaklar… Hala oturuyorsun ve izliyorsun ya da bekliyorsun gidişleri

Bugünün Filistin’i Huseyn’in kerbelasıydı… Yanan evler Zeyneb-i Kübra’nın çadırlarıydı… veda güllerini döken Ali Asger’in annesi Leyla idi… Canından vazgeçip davasından geçmeyenler ise Huseyn’in yarenleriydi…

Bugün bir Zeynep dedi annesine :“Gitme annem!” yarın Zehralar, Fatmalar, Ahmetler, Aliler diyecek :“Bırakma beni anne, gitme babam” ...
Selam olsun ZEYNEPLERE.....Selam olsun ZEHRALARA.....Selam olsun FATIMALARA.....Selam olsun HÜSEYNLERE.....Selam olsun ŞEHADET ŞERBETİNDEN KANA KANA İÇENLERE......










Sayfa başına dön Aşağa gitmek
GöNüL
Bayan Moderatör
Bayan Moderatör
avatar

Mesaj Sayısı : 7928
Yaşadığın yer : almanya
sitede cok hoşuna giden birşey varmı? : din icerikli olmasi
ilahiaşkla nasıl tanıştınız? : sahra kardesimin araciligiyla
Kayıt tarihi : 17/03/08

MesajKonu: Geri: EY ŞEHADET ...........   Ptsi Nis. 27, 2009 3:33 am

Sad a.r.o

_________________


.......zalimlerin mızragı kalbime bir saplansın..........
........çığlıklarım yükselip arşa alaya ulaşsın..........
.........zalimlarin kılıcı al kanımla boyansın...........
EY ŞEHADET GEL ARTIK DÜNYA ZALİMLARE KALSIN
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
(((OFLU)))
Forumun Aşığı
Forumun Aşığı
avatar

Mesaj Sayısı : 7663
Yaş : 106
Yaşadığın yer : dünyanın ortası
sitede cok hoşuna giden birşey varmı? : olmaz mı.......
ilahiaşkla nasıl tanıştınız? : cep telefonuma gelen bir mesajla :D
Kayıt tarihi : 20/10/08

MesajKonu: Geri: EY ŞEHADET ...........   Ptsi Nis. 27, 2009 3:42 am

aglama a.r.o
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://cankurbanyoluna.forumzen.com
 
EY ŞEHADET ...........
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
iLahi-Aşk MekaNı :: ﷲ ×÷·.·´¯`·)»GörseL«(·´¯`·.·÷× ﷲ :: Filistin Özel Köşesi-
Buraya geçin: