iLahi-Aşk MekaNı


 
AnasayfaAnasayfa  PortalliPortalli  TakvimTakvim  GaleriGaleri  SSSSSS  AramaArama  Kayıt OlKayıt Ol  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Giriş yapGiriş yap  

Paylaş | 
 

 Hakka Kavuşunca...

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
mahşer
ÖZEL ÜYE
ÖZEL ÜYE
avatar

Mesaj Sayısı : 7464
Yaşadığın yer : kocaeli ama SİVAS lıyız o kadar :)
sitede cok hoşuna giden birşey varmı? : olmasa işim ne burda :)
ilahiaşkla nasıl tanıştınız? : tanıştık bir vesileyle işte...
Kayıt tarihi : 15/08/08

MesajKonu: Hakka Kavuşunca...   Ptsi Haz. 08, 2009 8:56 pm

Hakka Kavuşunca...


Hz. Mevlana, mürşid kitap olan “Mesnevi” sinde şöyle buyuruyor: (3.cilt 4661.beyit.)

“Aşıkın bütün muradı, sevgilidir. Sevgili gelince âşık yok olur!
Hak aşıkıysan eğer, O’na vâsıl olunca sende kıl kadar varlık kalmaz.
Senin gibi yüzlercesi fânidir. Aşıkın varlıktan geçmesi gerek.
Sen, güneşin aşkıyla perişan bir gölgesin. Şüphesiz gölge güneşle yok olur.
Sivrisineğin fırtınaya karşı koyması mümkün mü? Bir düşün, doğrusunu ALLAH (C.C.) daha iyi bilir.”

Hz. Mevlana bu beyitlerin ardından şöyle bir örnek veriyor:

Bir sivrisinek, Süleyman Aleyhisselam’ın huzuruna gelerek şikayetlerle ah u feryat edip dedi ki:
“Ey Süleyman, ey zamanın adili! Senin hükmüne insan da, peri de tâbi.
Kuş de balık da senin adaletine sığınmıştır. Kimdir o ki fazlına şahid olmamış olsun.
Sen bize de medet kıl, zira gayet âciz kaldık. Gül bahçesinden de çölden de nasibimiz yok.
Zayıfların müşküllerini sen halledersin. Zaten sivrisinek zayıflığa misal olmuştur.
Biz zayıflığımız ve kanadımızın kırılmasıyla meşhur olmuşuz, sense düşkünlere lütuflarda bulunmakla...
Sen, hikmet ve kudretlerle dolusun, bizse zayıflığın, düşkünlüğün sonundayız.
Sen bize medet kıl da dertten kurtar. Elimizden tut, Hak da senin elinden tutsun.”
Bunun üzerine Süleyman’da dedi ki, “Ey adalet isteyen! Söyle, kimin zulmünden şikayet ediyorsun?
Kimdir o zalim ki sana ululuk taslayarak zulüm zehrini içirdi?
Bizim zamanımızda böyle bir zalim bulunsun, hayret! Ve o adlimiz hapsinden kurtulmuş olsun!
Çünkü biz doğunca zulüm vefat etti. Asrımızda nasıl olurda zulüm kalır?
Nur gelince karanlık mahvolur. Zulmün aslı, esası da zulmettir.
İşte mel’un şeytanlar, hizmet etmedeler. Hizmet etmek istemeyenler de zincirlerle vurulmuşlar.
Zalimlerin zulmünün aslı şeytandandır. Şeytan bağlanmış olursa nasıl zulmedebilir?
Bu yüzden âcizler zulme uğramasınlar diye Cenabıhak bize saltanat verdi.
Tâ ki gönüllerin dumanı, asumana çıkıp göklere, süha yıldızına erişmesin.
Arş, yetimlerin ahından emin olsun, bir can bile zulümle inlemesin.
Ülkelerdeki emniyet, göklere -Ya Rab- nidasının yükselmemesi içindir.
Ey mazlum! Sen, göğe doğru bakma. Zira sana yardım edecek Rabbin vardır...”
Sivrisinek, “Şikayetim rüzgârdan benim. Zulüm eli tenimi titretti!
Onun zulmünden dertlenip gönlümüz daraldı! Onun yüzünden ağzımız kapanmış boyuna kan yutmadayız!” dedi.
Süleyman nebi dedi ki, “Ey saz, söz sahibi, Hakk’ın emrini candan dinlemek gerek.
Cenabıhak, bana buyurmuştur ki, -Bir düşmanı, düşmanından ayrı dinleme.
İki hasım da hazır olmadıkça hâkim, hakikatı araştırıp bulamaz.
Hasmın biri yalnız olarak yüzlerce şikâyette bulunsa diğer hasmı gelmedikçe şikayeti muteber olmaz.-
Hakk’ın emrinden başka türlü hareket edemem. Hasmını getir de öyle hak üzre gel.”
Sivrisinek, “Sözün doğru, emrin yerinde. Hasmım rüzgardır, ona da sen hükmetmedesin” deyince,
Süleyman Peygamber, “Ey saba yeli, gel ki sivrisinek senin zulmünden feryat etmede.
Sen de hasmınla beraber muhakeme olmaya gel. Cevabını ver, dava reddolunsun” diye seslendi.
Rüzgar, emre itaat ederek süratle gelince o an da sivrisinek kaçmaya başladı.
Hazret-i Süleyman, sivrisineğe “Kaçma gel, tâ ki iki hasmın davası hallolsun” deyince;
Sivrisinek de dedi ki, “Ey şâhım, eyvah ki o benim ölümümdür. Zaten onun zulmünün dumanından günüm karardı.
O gelince ben duramam. Ondan kaçmadıkça bana kurtuluş yoktur.”

Aşk kemalini bulunca aşık gölge gibi yok olacaktır. Hz. Mevlana daha sonra irşad eden şu beyitleri buyuruyor:

Hakk’ın tecellisinin nuru da böyledir. O’nun nurunda başka şeyler yok olur.
Gerçi vuslat, beka içinde bekadır ama o beka, önce yokluğa bağlıdır.
Nur arayan gölgeleri gör ki nur zuhur edince onlar, mahv olurlar.
Akıl ve can Hakk’ın nurunda yok olunca artık o, her şeyi helak eder, ancak O’nun vechi kalır.
O’nun hakikatinde varlık da, yokluk da helâk olur. Zaten varlık da o yokluktandır.
Akıl, bu yüce bahiste âciz kalır; kalem, bu bahse gelince kırılıp parçalanır!

Dünya muradı kişiyi muradsız bırakır.
Hakikatin safasına ulaşabilme duasıyla...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kurb@N
Yeni Üye
Yeni Üye
avatar

Mesaj Sayısı : 5
Yaşadığın yer : ist
ilahiaşkla nasıl tanıştınız? : davet
Kayıt tarihi : 26/05/08

MesajKonu: Geri: Hakka Kavuşunca...   Çarş. Haz. 10, 2009 4:59 am

a.r.o :))
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
mahşer
ÖZEL ÜYE
ÖZEL ÜYE
avatar

Mesaj Sayısı : 7464
Yaşadığın yer : kocaeli ama SİVAS lıyız o kadar :)
sitede cok hoşuna giden birşey varmı? : olmasa işim ne burda :)
ilahiaşkla nasıl tanıştınız? : tanıştık bir vesileyle işte...
Kayıt tarihi : 15/08/08

MesajKonu: Geri: Hakka Kavuşunca...   Çarş. Haz. 17, 2009 7:34 pm

amin ecmain hemşo
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Sponsored content




MesajKonu: Geri: Hakka Kavuşunca...   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Hakka Kavuşunca...
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
iLahi-Aşk MekaNı :: ﷲ ×÷·.·´¯`·)» Islami KonulaR«(·´¯`·.·÷× ﷲ :: Dini KonulaR ve Dini Vaazlar-
Buraya geçin: